Keman Kursu İstanbul

Keman Kursu İstanbul

Keman Kursu İstanbul

Keman kursu almak istiyorum. Çocuklar için keman dersi veriliyor mu? Keman dersi için yaş sınırı var mıdır? Keman çalmak zor mu? İstanbul’da keman dersi fiyatları nedir? Siz de bu soruların yanıtlarını arıyorsanız iyi okumalar 🙂

Keman ve Keman Kursu Hakkında Temel Bilgiler

İstanbul’da keman dersi Di-Ay-Vay Sanat Merkezinde!
Kozmopolit şehrin en tecrübeli, en disiplinli ve en eğlenceli eğitmenleriyle İstanbul’un orta yerinde size keman öğretmek için bekliyoruz!

Keman nedir?

Gövdesi, çeneyle omuz arasına sıkıştırılarak çalınan; Sol Re La ve Mi olmak üzere 4 adet teli olan, sizi Paganini’nin, Farid Farjad’ın ruhuna çağıran ve tarihin en eski çağlarına kadar uzanan her bir arşesinde ayrı bir huzur bulunduran, violinlerin en küçüğüdür.

Kemanda perde olmamasından kaynaklı zor olarak bilindiğinden sanat merkezimiz olarak bu önyargıyı aşmaya çalışıyoruz.
Di-Ay-Vay olarak daima  öğrencinin istekliliğine, müsait vakitliliğine uygun saatleri belirleyerek gerek hobi amaçlı gerek akademik eğitime yönelik
keman dersleri veriyoruz.

Keman kursu almak için yaş sınırı var mıdır?

Hayır.

Kişisel ihtiyaçlarınızı giderebildiğiniz her yaşta keman eğitimine başlayabilirsiniz. Hobi amaçla yalnızca şehrin hengamesinden uzaklaşmak, biraz olsun huzura ermek için çalmak istiyorsanız her yaşta başlayabilirsiniz. Fakat çocuklarınızın özellikle geleceklerinde sanatla iç içe olmasını ve çocuk yaştan hamurlarının sanatla yoğrulmasını istiyorsanız 5-6 yaşlarında başlamalarını, başlatılmalarını ısrarla tavsiye ediyoruz. Tamamen öğrenciye özel hazırlamış olduğumuz ders programlarıyla eğlenceli, disiplinli ve doğru çalışma teknikleriyle eğitimlerimize bekliyoruz.

Kemanla ne kadar sürede şarkı çalmaya başlarım?

Bize gelen en rutin sorulardan birisidir bu. Verebileceğimiz tek cevap var aslında. Kemana, müziğe yani sanata verdiğin önem ne kadar? Sanat hayatının neresinde ? işte bu soruların cevabını bulabildiğin de öğrenci, sorduğu sorunun cevabına da erişmiş oluyor.
Biz Di-Ay-Vay Sanat Ailesi olarak mümkün mertebe en hızlı, en doğru, en verimli şekilde elimizde ki tüm kaynaklarla tüm imkanlarla, tüm gayretimizle yalnızca öğrenci odaklı, gerçekten alanlarında uzman eğitmenlerimizle kemanı öğrenmenizi amaçlıyoruz.

Keman eğitimi neden önemlidir?

Kendinizi Dvořák’ın bir senfonisinde hayal edin. O orkestranın doruk noktası var ya işte tam o sırada tüm orkestranın bir anda susup, sizin arşelerine dokunmanızı seyrettiğini düşünün insanların. Herkes nefesini tutmuş sizin yavaştan yükselip, gittikçe dinginleşen yay darbelerinizi dinliyor. İşte böyle haz veriyor insana.

Almora, Epica gibi Rock gruplarından, Vivaldi’ye, Sarasate’ye, Oistrakh, Kogan, Elman, Gitlis gibi klasik müzik efsanelerinin dünyasına davet ediyoruz sizi.

Tabi bunun yanın da beyninizin kullanımını arttırıp, sizi kişisel gelişim kitaplarından kurtararak gerçek dünyada geçici olarak değil; hayat boyu sürecek bir iç disipline yöneltip, pozitif karakterize özellikler kazanmanızı sağlıyor.

Konservatuvara hazırlık eğitimi veriliyor mu?

Yazımızın başında da belirtiğimiz gibi evet! Yalnızca konservatuvar öğrencileri için daha disiplinli, daha özverili bir sürecin beklediğini şimdiden belirtmek isteriz.
Hayaliniz olan okulu kazanmanıza ramak kalmışken de uzun bir süreç varken de size özel çalışma programı hazırlayıp bazen ‘küçük’ ev ödevleri verdiğimiz oluyor.

Kemanım olmasa da keman kursuna gelebilir miyim?

Biz ilk kursumuzu açarken ‘Sanat Sanat İçindir’ felsefesi, ‘Herkes İçin Sanat!’ sloganıyla yola çıktık. Kendinize bir keman alana kadar atölyemizde bulunan tüm enstrümanlarımızı kullanabilirsiniz.

Keman ders programı nasıldır?

Haftanın her günü 09:00 – 23:00 saatleri arasında öğrencinin/eğitmenin iş/okul müsaitlik durumlarına göre mutlak bir orta yol bulunup hafta da 1 ayda 4 saat olarak birebir, özel ders olarak işlenmektedir.

Keman dersi fiyatları ne kadardır?

Bizler kurucu üyeler olarak değimiz gibi ‘herkes için sanat’ sloganıyla yola çıktık ve bu süreçte herkese hitap eden en makul fiyatlarla öğrencilerimizi karşılıyoruz.
İstanbul’un en merkezi yerinde, en kaliteli kişiye has eğitim metotlarımızla işinin ehli öğretmenlerle ailemize katılmanız için bize buradan (LİNK KOY) ulaşabilirsiniz.

İletişim

Kubilay Ergül
Tel: 0553 775 45 10
e-mail: info@diayvaysanat.com
Di-Ay-Vay Sanat Merkezi Gitar Kursu İstanbul Avrupa Yakası
İstanbul’da El Emeği Sanat

Tarzını Seç! İstediğinden başlayabilirsin. Sadece İste!

Tarzını Seç! İstediğinden başlayabilirsin. Sadece İste!

Gitar Kursuna Başlamadan Önce Kısa Bilgilendirme

Gitar Ne Değildir?

Gitar sonsuzluk sembolünü andıran, genelde 6 telli farklı farklı ağaçlardan üretilen; fabrikasyon üretimlerin haricinde, gerçekten el emeğiyle yapılmış işlemeli, akustiği üzerinde günlerce çalışılarak yapılmış türleri içinde barındıran ince telleri misinadan kalın telleri sarılarak yapılmış bir enstrümanken, sonrasında elinizden düşüremeyeceğin bir yol arkadaşınız, bazen bir sırdaşınızdır.

Gitar değil, bahaneler sizin düşmanınızdır.

Gitar Kursuna Başlarken!

Gitar kursuna yeni başlayacak olan öğrenciler ilk olarak “elektro gitar çalmaya başlamadan önce klasik gitar mı çalmak gerekiyor?” diye soruyorlar. Bu soruya cevabımız tabi ki hayır!
Klasik veya akustik gitarın yeri hazzı bambaşka da olsa, elektro veya bas gitarın yeri de başka ve birisini öğrenmek için diğerini bilmenize gerek yok. Şöyle ki gitar türleri arabalar gibi. Bazısı klasik bir Impala, bazısı spor bir Lamborghini, bazısı da 4×4.

Seni sen yapan ruhunda ki tarzın!

Biz bunu keşfetmen için varız.

Peki İşin Aslı Neymiş?

Bu yanılgı 80’li yıllara kadar gider. Dönemin ekonomik süreci insanları asosyal yaparken buna karşı gelen özgür ruhlar sosyalleşmeye müzik ile başlamak istediler. Ancak plaklarını, kasetlerini dinledikleri elektro gitar sesleri çok cazip gelse de kimsenin buna ayıracak bütçesi yoktu. Enstrüman tüccarları da bu krizi fırsata çevirerek zaten onu çalman için önce klasik gitar öğrenmek gerek diyerek bir yalan üzerene kurulu bu ticari akımı geliştirdiler kendi aralarında.

Bu şekilde günümüze kadar gelen bu yanlışı düzeltmek için Di-Ay-Vay Sanat Ailesi olarak elimizden geleni yapıyoruz.

Tercih Yaparken Nelere Dikkat Etmek Gerekiyor?

Öncelikle kendiniz dinleyin ve ilgi duyduğunuz müzik tarzını keşfedin.

*Klasik ve popüler müzikten hoşlanıyorsanız klasik, akustik veya perdesiz gitarı tercih edebilirsiniz.

*Rock, metal müzikten hoşlanıyorsanız elektro gitar, bunun yanında ritim duygunuzdan vazgeçemiyorsanız bas gitar da doğru tercih olacaktır.

Ancak perdesiz gitar çalmak istiyorsanız oldukça zorlu bir süreç sizleri bekliyor olacaktır. Erkan Oğur’un söylemiyle “sonsuz perdeli gitar” da denebilir. Bu süreçte Di-Ay-Vay daima yanınızda.

Gitar Satın Almadan Kursa Başlayabilir Miyim?

Gitar kursuna başlamadan önce sanat merkezimize gelerek hangi gitarı almanız gerektiği konusunda eğitmenlerimize danışıp marka, model, tarz hakkında tavsiyeler alabilirsiniz. Ayrıca gitarınız yoksa sanat merkezinde sizler için bulundurduğumuz gitarlardan süresiz yararlanabilirsiniz.

Gitar Dersleri Nasıl İşleniyor?

Gitar dersleri haftada 1 ayda 4 saat olarak yapılmaktadır. Tüm derslerimiz birebir özel derstir. Öğrencinin okuluna, işine diğer aktivitelerine göre sadece ona özel bir program hazırlıyoruz

Gitar Dersini Grup Halinde Alabilir Miyiz?

Bizim tercihimiz tüm öğrencilerimize bire bir özel ders vermek yönündedir. Ancak özellikle isteyen öğrencilerimize sınıf dersleri de verebilmekteyiz. Grup derslerinde aradığımız şart öğrencilerim kendi grubunu kendileri oluşturmasıdır.

Gitar Satışınız Var Mı?

Her bütçeye uygun olacak şekilde öğrencilerimiz için gitar temin edebiliyoruz. Ayrıca enstrümanı bizden satın almasanız bile eğitmenlerimizden hangi marka/modeli alacağınız konusunda yardım alabilirsiniz.

Di-Ay-Vay Sanat Merkezi’nde Hangi Tür Gitar Dersi Veriliyor?

Elektro gitar kursu

Bas gitar kursu

Klasik gitar kursu

Akustik gitar kursu

Perdesiz gitar kursu olmak üzere 5 ayrı türde gitar dersi verebilmekteyiz.

Ne bekliyorsunuz?

Hemen bizi arayın ve ücretsiz tanışma dersi randevusu alın. Di-Ay-Vay Sanat Merkezi’nde en eğlenceli gitar derslerini veriyoruz!

İletişim

Kubilay Ergül
Tel: 0553 775 45 10
e-mail: info@diayvaysanat.com
Di-Ay-Vay Sanat Merkezi Gitar Kursu İstanbul Avrupa Yakası
İstanbul’da El Emeği Sanat

Mutluluk Verici Müzikler Dinlemek Yaratıcılığı Geliştirebilir

Mutluluk Verici Müzikler Dinlemek Yaratıcılığı Geliştirebilir

Enerjik, bizi neşelendiren müzikler dinlemeyi hepimiz severiz. Bilimsel araştırmalar da şimdi müzik zevkimizi destekleyen kanıtlar sunuyor. Geçtiğimiz ay yayınlanan sonuçlara göre mutluluk verici müzikler dinlemek daha yenilikçi çözümler üretmemize yardımcı olabilir. Avustralya ve Hollanda’nın ortaklaşa yürüttüğü proje tüm müzikseverleri mutlu edecek cinsten.

Hepimizin yaratıcılığa ihtiyacı vardır. Karşılaştığımız sorunları çözmede bazen yeni fikirlere gereksinim duyarız. Beynimizi geliştirmenin en önemli yollarından biri müzik aleti çalmaktır. Bu konu zaten yıllardır bilinen ve defalarca kanıtlanmıştır. Şimdi bilim insanları müziği dinlemenin bile bize ilham kaynağı olabileceğini söylüyor.

Yaratıcılığı Tetikleyen Nedir?

Yaratıcılık hızla değişen dünyaya ayak uydurmada bize çok yardımcı olur. Yaratıcılığı neyin tetiklediği sorusu onlarca yıldır sinirbilim uzmanlarının kafasını kurcalamıştır. Beyni ve yaratıcılığı geliştiren çok sayıda etken keşfedildi ancak müziğin etkisi pek bilinmiyordu. Bunun için son yıllarda hummalı bir çalışma başlattılar. 155 katılımcı üzerinde yapılan deneylerde herkes farklı bir müzik türü dinledi. Sakin, mutlu, hüzünlü, kaygılı müzikler dinleyenlerin yanında bazı katılımcılar sessizlik içinde beklediler.

Müzik çalmaya başladıktan bir süre sonra deneye katılan kişiler değişik türden zeka soruları çözmeye başladılar. Hem genelden özele, hem de özelden genele yaratıcılıklarını sınayan bu sorular karşısında en yüksek skorları mutluluk verici müzik dinleyen kişiler aldı. Mutlu müzikleri dinleyen kişiler hem hüzünlü şarkıları dinleyenlerden hem de sessizlik içinde bekleyenlerden daha yaratıcı ve işe yarar çözümler üretmeyi başardı.

Mutluluk Verici Müzikler

Araştırmacılar klasik müziği örnek göstererek bizi neşelendirecek müzik dinlemenin uyarılma düzeyimizi artıracağını ve sessiz kalmaya kıyasla yaratıcılığımızı daha fazla geliştireceğimizi belirtiyor. Aslında Mozart Etkisi’nin arkasında yatan mekanizma da bu olabilir. Onda da Mozart besteleri kişinin uyarılma ve dikkat seviyelerini yükselterek kişinin zeka testlerinde daha yüksek puanlar almasını sağlıyordu. Burada da hemen hemen aynı mekanizma işliyor.

Bu araştırmaya göre beynin zeka ve yaratıcılık seviyeleri müzik ile geçici de olsa artırılabiliyor. Tabii ki mekanizmanın nörobiyolojik kökenleri daha ayrıntılı şekilde araştırılmalı ve daha fazla katılımcı üzerinde denenerek kesinlik kazanmalıdır.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

https://www.sciencedaily.com/releases/2017/09/170907142704.htm

Müzik ve Sanatın İnsan Hayatına Etkisi

Müzik ve Sanatın İnsan Hayatına Etkisi

Müzik ve sanat hepimizin hayatının bir parçasıdır. Biz farkında olsak da olmasak da dünya üzerinde yaşayan herkes sanat ve müzik ile iç içedir. Sanat hayatımızı çok ciddi anlamda etkiler. Çoğu insan küçüklükten itibaren içinde bulunduğu kültür ve sanat dünyasından beslenir. Bizi biz yapan şey sanatımızdır. Sanat insana özgünlük kazandırır. Günlük işlerimizde hep bir başkasını taklit ederiz ama sanat yaparken sadece kendimiz oluruz. Bu aynı zamanda yaratıcılık becerilerimizi de körükler. Ne kadar özgün olursak, o kadar yaratıcı çalışmalar yaparız. Ne kadar yaratıcı çalışırsak, o kadar özgün oluruz.

Müzik bir sanat türüdür. Farklı sesler bir araya geldiğinde veya uygun bir şekilde harmanlandığında bize keyif veren müzik haline gelir. Müzisyenlerin çok iyi bildiği bir şey vardır. Notaları çaldığınızda müzik yapmış olmazsınız. Bir enstrümana yeni başlayan öğrenciler eserleri mekanik çalarlar. Notayı okurlar ama yaptıkları tam anlamıyla müzik değildir. Seslerin müzik olması için tabiri caizse ruh gereklidir. Eserleri ve ritimlerini bir hoca eşliğinde çalışmak ve anlamak gereklidir.

Müzik sözcüğü şiir tanrıçalarının sanatı (art of muses) anlamına gelen Yunanca “mousike” sözcüğünden türemiştir. Şiir tanrıçalarının sanatı Antik Yunan’da müzik, şiir ve dans gibi sanatları içerir. Bildiğimiz müzikte ise başlıca iki öğe vardır: Söz söyleyen kişi ve müzikal sesleri çıkaran enstrümanlar. Enstrümanlardan anlamlı sesler çıkararak müzik yapan kişi ise müzisyendir.

Müzik Yaratıcılığımızı Geliştirir

Elinize bir enstrümanı aldığınızda ne yapabileceğinizin sınırı yoktur. Müzik bu anlamda zihnimizi serbest kılar ve yaratıcılığımızı körükler. Öğrenciler, ustaların eserlerini öğrendikçe zaman içinde beyinlerinde bir bilgi hazinesi oluşur. Başlarda sadece taklit ederek müzik yapmaya çalışan öğrenciler bir süre sonra öğrendikleri bilgi parçalarını birleştirerek kendi eserlerini oluştururlar. Sanat özgürleştirir. Baş kaldırmaya teşvik eder. Sanatçının ruhu asidir.

Az önce sanatın hayatımızı çok fazla etkilediğini söyledik. Doğduğumuzdan beri belirli alışkanlıklar ve ritüeller çevresinde yaşıyoruz. Dini çevrelerde bu kendini ilahiler olarak gösteriyor. Milli duygular söz konusu olduğunda marşlar devreye giriyor. Örneğin, 6 yaşında okula başlayan bir çocuk, o yaştan itibaren sürekli İstiklal Marşı ile büyüyor. Sergilediğimiz heykeller, dinlediğimiz müzikler, kısacası etrafımızdaki tüm sanatsal unsurlar hayatımıza büyük ölçüde etkiliyor.

Gelelim işin biraz daha bilimsel yönüne. İnsanlar bir müzik eseri dinlediklerinde müzisyenin vermek istediği mesajı anlamak için sağ beyinlerini kullanırlar. Müziğin içinde sözlerin olmasına gerek yok. Sadece melodi bile beyni harekete geçirmeye yeterlidir. Müzik ruhumuza işlerken duygularımız ve düşüncelerimiz de harekete geçer. Artık beynimizin çok sayıda bölümü senkronize bir şekilde çalışıyor haldedir. Beyin bölgeleri arasındaki bu senkronizasyon da yaratıcılık süreçleri için çok elzem bir mekanizmadır.

Sanat Bizi Daha Keyifli Bir İnsan Yapar

Bir banka memuru ile bir heykeltıraşı kıyaslayalım. Sizce hangisi daha sıkıcı bir insandır. Genelleme yapmak yanlış olur ancak ortalamaya baktığımızda rutin işlerden ziyade sanatsal işler daha fazla keyif verir. Keyifli işler belki fazla kazandırmaz ama daha çok mutlu edeceği kesin. Beynimiz sürekli keyif veren şeylere odaklanmaya meyillidir. Resim çizmek, ebru sanatıyla uğraşmak sizi mutlu eder, stresinizi alır götürür. Öğrenme kabiliyetinizi de olumlu etkiler.

Beynin öğrenme mekanizması içindeki en önemli hormonlardan biri serotonindir. Evet yanlış okumadınız, mutluluk hormonu serotonin. Hangi bilgilerin kalıcı olarak kaydedileceği, hangilerinin silineceği nöronlara bağlanan serotonin hormonunun etiketlemesi sayesinde olur. Serotonin ise biz mutluyken salgılanır! Bu yüzden keyif aldığımız şeyleri daha kolay öğreniriz. Beyin bölgelerimiz sevdiğimiz işlerde daha etkili iletişim kurar. Sanatsal eylemlerde bulunan kişiler beyinlerini daha iyi eğitir. Sevmeyip, yapmaya mecbur kaldıkları işlerde de daha başarılı olurlar. Sanatla uğraşan insanların beyinleri kendinden eğitilmiştir. Onların daha güçlü ve kendi içinde iyi organize olmuş zihinleri vardır.

Sanat ve Müzik Duygularımıza Hitap Eder

Üzgün olduğunuzda ne yaparsınız diye sorsak eminim bu yazıyı okuyanların en az yarısı müzik dinlerim veya çalarım der. Yalnız değilsiniz. Ünlü teorik fizikçi Albert Einstein de öyle yapıyordu. Tarih boyunca birçok bilim insanı ve düşünür sanatı hayatlarının bir parçası haline getirmiştir. Hayat her zaman toz pembe değildir. Bazen üzücü deneyimler yaşarız. Bu gibi durumlarda en büyük kurtarıcımız sanattır. Bir resim çizmek veya bir parça müzik çalmak bizi tüm dertlerden uzaklara götürebilir. Sanatsal faaliyetler saniyeler içinde ruh halimizi değiştirebilir.

Kulağınızdan giren sesler, gözlerinize gelen ışık, dokunduğunuz nesnelerden algıladıklarınız hepsi beynin ortasında yer alan talamus adlı merkeze gider. Talamus burada dağıtım istasyonu gibi görev alarak her sinyali işleyerek ilgili bölgelere gönderir. Bunlardan biri de limbik sistemdir. Yani duygularımızın oluştuğu sistem. Beyinde çok fazla bölgeden oluşan limbik sistem, dışarıdan gelen sinyalleri içerideki bilgilerle birleştirir ve duyguları oluşturur. Dinlediğiniz müzik size annenizi hatırlatabilir. Dans ederken kendinizi ritme bıraktığınızda bir anda aklınıza sevgiliniz gelebilir. Müzik size harika duygular yaşatır.

Kaynaklar
  1. http://www.socialjusticesolutions.org/2015/07/08/how-art-and-culture-affects-our-life
  2. https://targetstudy.com/articles/importance-of-music-in-human-life.html

Müzik Eğitimi Matematik Becerilerini Geliştiriyor

Müzik Eğitimi Matematik Becerisini Geliştiriyor

Yıllardan beri klasik müzik dinlemenin zekayı artırıp artırmayacağı tartışılır. Bilim insanları buna Mozart etkisi diyor. Müzik dinlemek beyni ne kadar geliştiriyor bilinmez ama çalmak kesinlikle geliştiriyor! Özellikle matematiği kötü olanlara iyi bir haberimiz var. Bir müzik enstrümanı çalmak matematik becerilerinizi artırabilir.

Müzik, sanatsal bir eylemdir, matematik ise rasyonel, sayısal bir faaliyettir. Bu ikisini birbiriyle bağdaştıramamış olabilirsiniz. Ancak müzik aleti çalmak beyni öyle bir etkiliyor ki, matematik ile ilgilenen beyin bölgeleri de bundan nasibini alıyor. Aslında olay şöyle farkedildi. Bir süre müzik eğitimi alan ve hiç müzikle uğraşmayan çocukların karne notlarına baktılar. Müzik aleti çalan çocukların karneleri çok daha iyiydi. Özellikle matematikte gözle görülür bir başarı farkı vardı.

Müzik ve Matematik Arasındaki İlişki

Bilim insanları müzik ve matematik başarısı arasındaki ilişkinin gerçek mi yoksa bir tesadüf mü olduğunu araştırmaya koyuldular. Eğer gerçekse bu çok önemli bir eğitim yolunun kapısını aralayacaktı. Çocuğunuzun matematiğini geliştirmek için başlıca ne yaparsınız? Onu hemen bir özel derse gönderirsiniz. Tüm veliler çocuklarının başarısız olan derslerini yükseltmek için özel derse başvururlar. Oysa çözüm farklı bir yerde olabilir.

Müziğin içindeki ritim ve tını beyindeki özel bölgeler tarafından işlenir. Bunlar elektrik süpürgesinden çıkan ses ile keman sesini farklı algılamamızı sağlayan alanlardır. 6 aylık bir müzik eğitimi bile çocukların matematik notlarını yükseltmeye yetiyor. Kısa sürede etkili sonuç, fena değil mi? Çocuklar hem bir müzik aleti öğrensinler hem de okuldaki başarıları artsın. Özel okullarda çocukların okul dersleriyle beraber sanatsal ve sosyal faaliyetler içinde olmaları da az önce bahsettiğimiz prensibe dayanıyor. Okul derslerinin yanında sanatsal etkinlikler ile ilgilenen çocuklar hem hobilerinde hem de derslerinde daha başarılı oluyor.

Son olarak beyinde ne gibi değişikliklerin olduğundan bahsedelim. Bilim insanları müzik aleti çalan çocukların beyin yapılarını araştırdı ve şaşırtıcı sonuçlar keşfetti. Bu çocukların beyninin iki yarımküresi arasındaki bağlantı çok daha güçlüydü. Ayrıca beyinlerinin birçok bölgesinin de diğer çocuklardan daha büyük olduğu görüldü. Gerçekten de müzik, hem işlevsel hem de yapısal olarak beyni geliştiriyordu. Eğer okul başarısını önemsiyorsanız, müziği ve sanatı asla ihmal etmeyin.

Kaynak

http://serendip.brynmawr.edu/exchange/serendipupdate/correlation-between-music-and-math-neurobiology-perspective