Çello Hakkında Temel Bilgiler

Çello Hakkında Genel Bilgiler

Diğer bir adı viyolonsel olan çello, görünüş ve ses olarak insanları çok etkileyen ve kendini dinlettiren bir enstrümandır. Buradaki yazımızda çellonun nasıl çalındığına dair temel bilgileri yani  çello nedir, nasıl çalınır, gibi temel konularda çello çalmak isteyen kişilere bilgi vereceğiz.

İnsan sesin çok yakın ses çıkaran enstrümanlardan biridir çello.

4 teli bulunan çellonun notaları fa anahtarı ile yazılır ve tellerinin notaları sırasıyla do, sol, re ve la dır.

Çello çalmayı öğrenmek oldukça zor ve zaman ister. Akustik olarak kullanılır ve bas sesli bir müzik aletidir.

Çellonun gövdesinde el yazısıyla “F” gibi görünen iki adet ses deliği bulunmaktadır.

Çellonun boyutları büyük olduğu için kişiler çalarken enstrümanla bütünleşir. Bu da çok güzel bir görüntünün oluşmasını sağlar.

Çello, çalınmaya başlamadan önce tutulması ve oturuş pozisyonu çok önemlidir. Dik bir pozisyonda ve rahat bir şekilde oturulması gerekir.

Çellonun alt kısmında çalan kişinin boyuna göre uzatılıp kısaltılabilen pick olarak adlandırılan ayaklıklar vardır.

Çello çalarken, parmakların dik olarak basılması gerekmektedir.

Oturma pozisyonunda sırtınızı sandalyeye dayamamalı ve çelloyu göğüs hizasına yaslamalısınız.

Çello çalmak için müzik kulağınızın çok iyi olması gerekmektedir. Çünkü bu enstrümanda perdeler yoktur. Çalan kişinin kulağı çok önemlidir. Bu sebeple doğru notada, doğru sese basması biraz zaman gerektirir. Parmakla çekerek veya yay yardımıyla da çelloyu çalabilirsiniz.

Çello öğrenmek için sadece teknik bilmek değil ayrıca çok sabırlı olmak gerekir. Çello bir parçadaki boşluklar baslı sesiyle doldurur ve büyülü sesiyle parçadaki duygunu insanlara daha yoğun bir şekilde geçmesini sağlar.

Çello Kursu İstanbul

Bu Dünyadan Bir Halit Akçatepe geçti…

Hababam Sınıfı bir kişi daha eksildi…

Sanat dünyası büyük bir değeri daha yitirdi. Yeşilçam’ın efsanevi oyuncularından biri olan Halit Akçatepe 79 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Halit Akçatepe Kimdir?

1 Ocak 1938’de Üsküdar’da doğmuştur.

1943 yılında, 5 yaşındayken ilk filmini çekmiştir. Zamanın film yönetmenlerinden biri, babasına “bize bir çocuk oyuncu lazım” dediğinde, babası tuluatçı Sıtkı Bey oğlu Halit’i oynatmıştır.

Saint Benoit Fransız Lisesi’nden mezun oldu. Askerlik görevini 1959’da Anıtkabir’de yaptı.

1963’te Yasak, Gün doğarken, Semaya Baktım Seni Gördüm filmlerini çekti.

1972’te Tatlı Dillim filmiyle şöhreti yakaladı.

1973 yılında rol aldığı “Canım Kardeşim” Türk sinemasının en iyi dram filmlerinden biri olarak kabul edilir.


1975’te “Hababam Sınıfı” filmindeki “Güdük Necmi” tiplemesiyle Türk sinemasına adını altın harflerle yazdırmıştır.

Yüzlerce filmde rol aldı, Türk sinemasının 73 yıllık emekçisiydi…

Seni hiç unutmayacağız büyük usta… Işıklar içinde uyu…


HALİT AKÇATEPE FİLMLERİ
Babam Sınıfta Kaldı (2013)
Krem (dizi) (2012)
Kral Çıplak (2012)
Leyla ile Mecnun (dizi) (2011)
Geniş Aile (2009)
Aile Reisi (2009)
7 Kocalı Hürmüz (2009)
Orada Neler Oluyor? (2009)
Vurgun (2008)
Genco (2007)
Yalan Dünya (2007)
Hakkını Helal Et (2007)
Sesler Yüzler Mekanlar (2007)
İki Aile (2006 – 2008)
Sevda Çiçeği (2006)
Hababam Sınıfı Üç Buçuk (2005)
İki Arada Aşk (2005)
Cumbadan Rumpaya (2005)
Beşinci Boyut (2005)
Müyim Olan Aşkımız (2005)
Hababam Sınıfı Askerde (2004)
Büyük Buluşma (2004)
Canım Annem (2004)
Avrupa Yakası (2004)
Yeşilçam Denizi (2003)
Şapkadan Babam Çıktı (2003)
Hababam Sınıfı Merhaba (2003)
Vaka-i Zaptiye (2002)
En Son Babalar Duyar (2002)
Çılgın Bediş (2001)
Siyah Cennet (2000)
Tersine Dünya (2000)
Konu Komşu (1999)
Eltiler (1997)
Hayvanlara Dokunduk (1997)
Hoşçakal İstanbul (1996)
Şaban İle Şirin (1995)
Çatı (1995)
Kaygısızlar (1994)
Hayri Beyin Son Aşkı (1993)
Oyun İçinde Oyun (1993)
Şaban Askerde (1993)
Yazlıkçılar (1993)
Anasının Kızı (1992)
Sürgün (1992)
İnsanlar Yaşadıkça (1989)
Bizimkiler (1989)
Kötü Kader (1987)
Büyük Koşu (1987)
Karımın Gölgesi (1987)
Keko Aptallar Çetesi (1986)
Keriz (1985)
Şaban Papucu Yarım (1985)
Şen Dul Şaban (1985)
Adile Teyze (1982)
Umut Dilencisi (1982)
Buyurun Cümbüşe (1982)
Talih Kuşu (1982)
Dört Geline Dört Damat (1981)
Renkli Dünyalar (1980)
Dokunmayın Şabanıma (1979)
Evlidir Ne Yapsa Yeridir (1978)
Şabanoğlu Şaban (1977)
Gülen Gözler (1977)
Bülbül Ailesi (1976)
Hababam Sınıfı Uyanıyor (1976)
Süt Kardeşler (1976)
Tantana Kardeşler (1976)
Şoför Mehmet (1976)
Lüküs Hayat (1976)
Bizim Aile (1975)
Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975)
Merhaba (1975)
Ah Nerede (1975)
Üç Ahbap Çavuşlar (1975)
Şaşkın (1974)
Hababam Sınıfı (1974)
Köyden İndim Şehire (1974)
Salak Milyoner (1974)
Evet mi Hayır mı? (1974)
Kanlı Deniz (1974)
Mavi Boncuk (1974)
Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (1974)
Canım Kardeşim (1973)
Tarkan: Güçlü Kahraman (1973)
Yalancı Yarim (1973)
Oh Olsun (1973)
Ömer Hayyam (1973)
Umut Dünyası (1973)
Sevilmek İstiyorum (1973)
İyi Döverim Kötü Severim (1972)
Tarkan: Altın Madalyon (1972)
Üç Sevgili (1972)
Sev Kardeşim (1972)
O Ağacın Altında (1972)
Tatlı Dillim (1972)
Feryat (1972)
Bir Varmış Bir Yokmuş (1971)
Üç Arkadaş (1971)
Beyoğlu Güzeli (1971)
Mahallenin Namusu (1953)
Köprüaltı Çocukları (1953)
Hayat Acıları (1951)
Güldağlı Cemile (1951)
İstiklal Madalyası (1948)
Bir Dağ Masalı (1947)
Karanlık Yollar (1947)
Senede Bir Gün (1946)
Günahsızlar (1944)
Nasreddin Hoca Düğün’de (1943)
Dertli Pınar (1943)
SENARYO YAZARI OLDUĞU FİLMLER
Şaban Pabucu Yarım – 1985
Gurbetçi Şaban – 1985
Lüküs Hayat – 1976

Yan Flütün Tarihçesi ve Yan Flüt Hakkında Kısa Bilgiler

Yan flütün tarihi çok eski zamanlara dayanır. M.Ö.900’lü yıllardan bu yana Çin’de kullanıldığı bilinmektedir. Avrupa 12.yy’dan bu yana bir flüt cinsi olan yan flüt kullanılmaktadır. Bu tarihlerden itibaren batı müziğinin bir parçası haline gelmiştir. İlk olarak sadece askeri amaçla kullanılan flüt, bandolar içinde yer alırdı. Sonraki yıllarda evrim geçiren bu çalgı yaklaşık 4 yüzyıl bu amaçla kullanmıştır. 16. ve 17. yüzyıllara gelindiğinde halkla buluşmuştur flüt. Bu zamanlardan itibaren yan flütle oda müziği yapılmaya başlanmıştır.

Yan flüt nefesli çalgılar grubuna girmektedir. İlk hali tek parçadan oluşmaktaydı ve 6 parmak deliği vardı. Bugünkü hali 3 bölümden oluşmaktadır ve bu bölümler baş, gövde ve kuyruk olarak adlandırılmaktadır. Yaklaşık 1600 yıllarında bugünkü halini almıştır. Bugünlerde hala sevilerek çalınan bir enstrümandır.

Zamanla daha fazla tuş eklenerek daha çok ses eklenmiştir. Böylelikle artık orkestra ve koro içinde de yer almıştır. Orkestranın vazgeçilmez enstrümanları arasındadır.

Yan flüt imalinde ilk zamanlarda abanoz ağacı kullanılırdı. Bugünlerde daha çok bakır, krom, nikel ve gümüş gibi paslanmaz madenlerden imal edilmektedir. En değerli flütler gümüş ve altından imal edilenlerdir.

Yan flütlerin iç çapı 1.9 cm, uzunluğu 67 cm’dir. Baş kısmı (ağızlık) hafif konik şeklindedir. Parmak deliklerine perde adı verilmektedir. Bu deliklerin birbirine olan mesafeleri ve çapı farklı ölçüdedir.

Bakır nefesli flütlerin ağaç olanlara göre dezavantajı vardır. Bakır nefesli flütte ses çıkarken yumuşaklığını ve tatlılığını kaybeder. Bu flütte daha çevir ve tok bir ses çıkar. Yan flüt alırken bu bilgiyi de göz önünde bulundurmalısınız.

Aklınıza takılan diğer sorular için yan flüt kursu İstanbul sayfamıza göz atabilirsiniz.

Di-Ay-Vay Sanat Merkezi – Yan flüt kursu İstanbul

Elektro Gitar Bakımı Nasıl Yapılır?

Elektro Gitara Nasıl Bakılır ?

Gitarlar zaman geçtikçe bazı özelliklerini kaybetmeye başlar fakat biz gitar bakımına önem verip özen göstererek gitarımıza bakarsak, gitar ömrünü uzatabiliriz.

Ellerimizi  temiz tutmamız gerekir

El temizliğine gitar çalmadan önce çok dikkat etmeliyiz. Ellerimizin kirli ve yağlı olmamasına tel bakımı için özen göstermeliyiz.

Telleri temizlemek

Gitar telleri üzerindeki pislikleri yağ tabakasını bezle narince temizlemelisiniz. Kullandığınız bezin tüy bırakmamasına dikkat edin.

Gitarı Saklamaya özen göstermek

Gitarımızı çaldıktan sonra kılıfına koymalıyız. Çünkü gitarımız dışarıda durduğu zaman havadaki tozlar ve kirler zamanla gitarın üstünde birikip metal donanımına veya vücudunda eskimeye yol açabilir.

Nem ve Gitar Terlemesi

Gitarımızı çok nemli ya da çok az nemli ortamlarda tutmamalıyız. Bu tür ortamlarda gitarımızın parçalarında çatlama, korozyona neden olabilir. Buna önlem olarak gitar çantanızda kurutmaya yarayan bir malzeme taşıyabilirsiniz.

Makine Yağı sürmek

Gitarımıza birkaç damla makine yağı faydalı olabilir. Bunun sebebi çelikten yapılma olduğu için pas, aşınma ve korozyonu önlemektir.

Bir teknisyene mekanizmayı göstermek

Elektro gitarın mekanizmasını 3 ile 5 ay arasında teknisyene gösterilmesi gerekir. Nede olsa elektrikle çalışıyor.

Çizilme ve görünüm

Gitar rengindeki solma ve çizikler sizin sayenizde olmasa bile açık ortam yüzünden olacaktır. Bu sorunları  çözebilirsiniz.

Elektro gitarın sap ayarı nasıl yapılır?

Çoğunlukla gitarların sap kısmı sapın yapıldığı ağaç ve sapı üzerine sabitlenen metal olmak üzere 2 parçadan oluşur ve içinde Tross Rod denilen ayarı değişebilen metal bir çubuk vardır. Bu çubuğun ayarı tel değişimleriyle birlikte yaniden ayarlanması gerekir. Bu Tross Rod un ayarının yapılması işlemine sap ayarı denir.

Bir gitar ideal sap ayarı ne konkav yani iç bükey  ne de konveks yani dış bükey olmaması gerekir. Sap ayarının düz veya çok hafif konkav olması gerekmektedir. Eğer sap ayarını kendiniz yapıyorsanız dikkatli ve ne yaptığınız biliyor olmalısınız yoksa  gitarınıza kalıcı bir hasar verebilirsiniz.

Gitarın sap ayarı Tross Rod somuna uygun alyen anahtarı takarak anahtarı çevirerek yapılır. Alyeni saat yönüne doğru çevirdiğimizde, Tross Rod u sıkıştırmış oluruz ve sapın dış bükey şekilde olmasını sağlarız bu sayede klavyeyi tellere yaklaştırmış oluruz. Alyeni saat yönünün tersine çevirdiğimizde ise Tross Rod gevşeyerek sapın iç bükey şeklini almasını sağlar ve klavyeyi tellerden uzaklaştırır. Bu çevirme işlemlerini yaparken dikkat edilmesi gerek bir nokta vardır. O da alyeni bir seferde 40-50 dereceden fazla çevirmemeniz gerektiğidir. Çünkü ahşap fazla esneyebilen bir eşya olmadığı için fazla çevirdiğimizde çatlama ihtimali olabilir.

Elektro gitarın entonasyon ayarı nasıl yapılır?

Entonasyon, gitarımızdaki her bir perdedeki notaların doğru sesi vermesidir. Entonasyon ayarı saddle’lar yardımı ile yapılır. Saddle’lar gitar köprüsünün üzerinde bulur. Bu saddle’lar ileri geri oynayarak telin uzunluğunu ayarlar. Böylece telin doğru notayı vermesini sağlar.Gitarın telleri kısalırken saddle gitarın sapına doğru yaklaşır. Saptan uzaklaşınca ise tellerin boyu uzar. Bu ayara entonasyon ayarı denir.

Entonasyon ayarı yapılan gitar ayarının en sonunda gelir. Gitarımızın bütün ayarlarını yaptıktan sonra entonasyon ayarını yapmalıyız. Diğer ayarları yapmadan entonasyon ayarının tam yapılması olası değildir.

 Entonasyon ayrının adımları şu şekildedir;

* Gitar tellerinin akortlarını önce teller boş iken yapın.

* Gitarımızın telinin 12. perdesine basıp tele vurun. Bu tel notasını tam doğru bir şekilde olup olmadığına bakın ve bunu tüm tellerde yapın. Doğru notayı verip vermediğini akort aletinizin + veya – ye kaymamasından anlayabiliriz.

* Eğer boş telimiz 12. perdemizden daha ince veya kalın bir ses çıkarırsa o telimizin entonasyon ayarını olmadığı anlamına gelir. Eğer daha ince bir ses veriyorsa saddle’ımızın saptan uzaklaşması gerekir. Tam tersi daha kalın bir ses veriyorsa saddle’ın sapa yaklaşması gerekir.

* Bundan sonra 1 ve 2. adımları tekrar etmek gerekebilir çünkü saddle hareket ettiği için tellerin uzunlukları değişecektir.

* Eğer boş telle 12. perde hala aynı notayı vermiyorsa 3. adıma geçin.

Di-Ay-Vay Sanat Merkezi Elektro Gitar Kursu İstanbul Avrupa Yakası

Fotoğrafta Kompozisyon Nedir?

Kompozisyon Nedir?

Dengeli ve düzenli bir bütün oluşturma işini farklı farklı parçaları birleştirmeyle yapılmasıdır. Göze güzel görünecek biçimde kara içinden konuları düzenlemek ve seçmekte fotoğrafta kompozisyondur.  Biz bu kompozisyona iş diyebiliriz. Bir insan güzel bir iş yaparsa o iş tutulur ve akılda kalır. Aynı şekilde  kompozisyonun iyi yapılması demek o fotoğrafın daha çok göze çarpıp akılda kalması demektir.

Fotoğrafta Kompozisyon:

Kısaca ele alırsak  kompozisyon, herhangi bir fotoğrafın insanlar tarafından yardım almaksızın anlaşılabilir ve akılda kalabilir şekilde olmasını sağlayan tekniklerdir.

Belirginlik:

Fotoğrafın taşıdığı mesajın en anlaşılabilir şekilde olmasının sağlanmasıdır. Eğer anlaşılabilir ve okunaklı fotoğraf çekmek istiyorsanız o fotoğrafın aşağıdaki özellikleri taşıyor olması gerekir.

Kritik An:

Bütün hareketlerin belirleneceği bir an vardır. Bu ana kritik an denir.Başlangıçta, ortada veya bitişte bu an olabilir.

Bakış Yönü:

Fotoğraf çekerken fotoğrafın konusunun  değişimini izleyebileceğimiz açıdan bakılması gerekir.

Bakış Yüksekliği:

Bir kişinin fotoğrafını çekerken o kişinin yapığı işi ve kişinin kendisini de kare alacak kadar yükseklikte olmasıdır. Örneğin, bir futbol maçında fotoğraf çekerken sahanın topun ve futbolcuların hepsinin bir karede olacak kadar yüksekten çekilmesi.

Bakış Uzaklığı:

Fotoğraf çekerken konunun o fotoğrafı tamamen doldurması gerekir. Bu detayı da fotoğraf çekilirken olan uzaklık belirler. Konun tam anlamıyla fotoğrafı doldurmasına dikkat edelim.

Sadelik:

Bir fotoğrafa bakılırken esas konunun rahatça anlaşılması gerekir. Bunun içinde fotoğraf çekerken olabildiğince sadeliğin sağlanması gerekir. Fotoğraftaki fazlalıkların çıkarılması fakat çıkarılan şeyler fotoğrafın anlamını bozmaması gerekir. Ayrıca seçeceğimiz fon da karmaşık olmamalıdır. Sağlıklı iletişim kurmanın en rahat yolu sadeliktir. İşte fotoğrafları da bir iletişim aracı olarak düşünebilirsiniz.

1/3 Kuralı veya Oranlar:

Bir fotoğraf karesinde altın nokta denilen bir nokta veya noktalar vardır. Bu noktalar fotoğraf karesinin fotoğraf çekilmeden önce yatay ve dikey olarak  üç parçaya bölünüp  çizgilerin birbirlerini kesmesiyle oluşan noktalardır.

Çizgiler:

Fotoğraflarda yönleri belirtmek için diyagonal çizgi dediğimiz çizgileri kullanırız. Bir fotoğrafa bakan kişinin fotoğrafın ilgi merkezine dikkatini vermesi için tekrarlayan çizgiler kullanılır. Fotoğrafta çeşitli çizgiler olabilir bu çizgilerin de çeşitli anlamları vardır.

Düz Çizgiler:

Aynı zamanda hareketsiz çizgilerdir.Hiçbir iniş çıkış, dalgalanma yaşamadan, durgunluk ve yerleşme etkisi veren göz düz çizgilere bakan gözdür. Yerleşme ve hareketsizlik duygusunu daha fazla kuvvetlendirmek için düz çizgiler yatay ve dikey olarak doksan derecelik açıyla kullanılır. Düz çizgiler yukarıya doğru olursa sevinç mutluluk belirtirken, aşağıya doğru olursa da bitkinlik, cansızlık hissi uyandırır.

Eğri Çizgiler:

Dinamiklik ve hareketlilik duygusu uyandırır. Bu duyguların da artması için çizgilerin eğriliklerinin artması gerekir. Bir göz fotoğrafta eğriliğin hakim olduğu bir noktaya bakarsa sevgi, kaynaşma yaşama duygularının etkisi sarar onu. Tıpkı dalgalı bir denizin verdiği yaşam, canlılık duyguları gibi.

Kırık Çizgiler:

Duygu olarak karmaşa ve boşalma duygularını uyandırır.

Denge:

Fotoğrafın kişiye güzel görünmesi için aydınlık veya karanlık ya da renk  dengeleri bakımından ayarlanmasıdır. Fotoğraf dengesi asimetrik ve simetrik olabilir.

Perspektif ve Derinlik:

Fotoğraftaki doğrusal perspektif çizgiler yani devamlı birbirine yaklaşan çizgiler ya da hacimsel perspektif cisimler yani devamlı küçülen cisimler o fotoğrafa üçüncü bir boyut katar. Fotoğraf içinde ön planda olan cisimlerin büyüklükleri abartılı şekilde olursa veya arka planın önünü kapatması o fotoğrafa derinlik verir. Odak mesafesi kısa objektifler fotoğraftaki nesneleri birbirinden uzaklaştırır. Bu sayede fotoğrafta derinliği pekiştirir. Odak mesafesi uzun olan objektifler ise fotoğraftaki nesneleri birbirlerine yakınlaştırır. Böylece fotoğrafın derinliğini azaltır. Diyafram açıklığı, fotoğrafın derinliğini etkileyen etkenlerden biridir. Alan derinliğini artması  ve fotoğraftaki net alanların daha fazla olması derinliği arttırır.Bunun için  kısık diyafram açıklığı olmalıdır. Açık diyafram açıklığında ise derinlik azalır çünkü alan derinliği azalır bunun için net alanlar da azalır.

Hareket:

Fotoğraflarda hareketi vurgulamak da önemlidir ve bunun için çeşitli yöntemler vardır. Bunların ilki fotoğraflardaki uzamış görüntüleri sağlayan düşük örtücü hızında çekilmiş fotoğraflardır. Fotoğraflara  hareketlilik duygusu vermek için yuvarlak hatlar, yüksek kontrast, tekrar eden konular kullanılır.

İlgi Merkezi:

Çekilen bir  fotoğrafa bakan kişinin fotoğraf içinde kaybolmadan kısa bir göz gezdirmeyle fotoğrafın ilgi merkezini bulmasını sağlamaktır. İlgi merkezi demek fotoğrafın çekilmesinde verilmek istenen mesajın saklandığı yerdir ve fotoğrafın her yerine koyulabileceği söylenir ama biz yinede 1/3 kuralını unutmayalım. Bina, heykel, gün doğumu fotoğraflarında ilgi merkezi ortada olursa iyi sonuç verebilir. İlgi merkezinin doğru orantılı olduğu  şey ise bakış yönüdür.

Tekrarlar:

Fotoğraftaki ritm duygunun artmasının sebeplerinden biri  birbirine benze nesnelerin arka arkaya gelmesidir. Bundan dolayı fotoğraftaki ritmi bozabilecek nesnelerin çıkarılması gerekir.

Boyutların Etkisi:

Fotoğrafta  dengeli ve sakin bir duygu yatay dikdörtgen boyutlarla verilir. Dik konumda olurlarsa da güç anlam ifade eder. Derli toplu konularda ise kare boyutlar kullanılır.

Di-Ay-Vay Sanat Merkezi Fotoğrafçılık Kursu İstanbul Avrupa Yakası.

 

Bağlama Türleri Nelerdir?

Bağlama Türleri Nelerdir?

Meydan Sazı:

Adını her yerde çalınabilmesinden almıştır. Bazı yerlerde 12 telli saz olarak da adlandırılır. 12 adet teli vardır. Bağlama ailesi arasındaki en büyük sazdır. Akordu La sesine göre yapılır.  Sapı 32 perdeden oluşur.

Divan Saz:

Meydan sazının bir küçüğüdür. Meydan sazının çok büyük olmasından dolayı yapılmıştır. Meydan sazına göre dört ses daha tiz akort edilen bu sazın 9 adet teli bulunmaktadır.

 Çöğür

Büyüklüğü divan sazına yakın olan bu sazın 6 ya da 9 teli vardır. Sapında 15 adet perde bulunur. Alttaki iki tel La ortadaki tellerden birisi La diğeri Re üst teller de Sol sesine göre akort edilir. Semai, Ayin ve Nefes gibi havalar Çöğür ile çalınır.

Di-Ay-Vay Sanat Merkezi Bağlama Kursu İstanbul Avrupa Yakası

Bağlama

Perde sayısı 17-24 adettir ve adını taşıyan ailenin temel sazıdır. Divan sazından beş ses meydan sazından ise bir oktav daha tizdir. Tellerinin sayısı 6 ya da 9 adettir. Akordu, alt tellerin akortları La sesine göre yapılır. Orta ve üst tellerin akortları düzen değişikliklerine göre değişir.

Bozuk:

Telleri üçerli gruplar halında takılır ve 9 tel bulunur. 15 ya da 18 perdeye sahiptir. Boyut olarak bağlamayla aynıdır. Telleri ortada iki sarı ve bir ince çelik, altta ve üstte birer kalın sarı ve ikişer çelik tel olarak sıralanır. Tellerin sarı olanı çelik tele göre bir oktav daha pest akort yapılır. Ege ve Güney yörelerinde genellikle bozuk olarak bilinir ve çalınır.

Aşık Sazı:

Halk ozanlarının ya da diğer bir bilinen ismi aşıkların çaldığı bağlamaya denilmektedir. Sapı normal bağlamaya göre daha kısadır ve 13-15 adet perdesi vardır. Dip perdesi Re değil Do ‘ dur. 6 ya da 9 telli olarak kullanılır.

Tanbura:

Boy olarak bağlamadan daha küçüktür. Bir oktav divan sazından tizdir. Divan sazının curası olarak da bilinen tanbura bağlamadan da dört ses daha tizdir. Akordu alt (Re) orta (Do) seslerine  göre yapılır.

Cura:

Bağlama ailesindeki en küçük saz olarak bilinen bu sazın 3-6 teli vardır ve sapında 7-16 perdesi bulunmaktadır. Akordu bağlama ve Bozuk düzenlerine göre yapılır. La sesine göre alt tel Re sesine göre üst tel akort edilir.

Bağlama Curası:

Akordu La sesine göre yapılan bu bağlama çeşidi, tanburadan 5 ses bağlamadan ise 1 oktav tizdir.

Tanbura Curası:

Akordu Re sesine göre yapılır. Dört ses bağlama curasından bir oktav Tanbura’dan tizdir.

Bulgarı:

İki yada dört telli olabilir.16 adet perdesi vardır.Güney bölgelerinde ve Kayseri’de yaygındır.

Bağlama Kursu Taksim, Şişli, Beşiktaş, Kadıköy, Sarıyer. Bağlama fiyatları

Piyano Çalarken Nasıl Oturulur?

Duruş enstrüman enstrüman çalımında önemli bir yer taşır. Rahat bir çalma şekli için enstrüman tutuşunda hakimiyeti sağlamak gerekir. Tutuş hakimiyeti içinde nasıl oturduğunuza dikkat etmelisiniz. Bunun için tutuş ve oturuş enstrümanları çalmada önemli bir yere sahiptir.

Piyano Çalarken Oturma Şekli:

* Piyanonun önündeki oturulacak eşyanın yükseklik bakımından ayarlanabilir olması gerekir. Çünkü  bilek hareketlerinin piyano çalarken rahat bir şekilde olması gerekir. Sandalye ya da taburenizin ayarı bileklerinizin aşağıda kalmayacak şekilde ayarlamaya önem vermelisiniz.

* Otururken ayaklarınızın yere sağlam basması gerekir. Sanki pedal kullanacakmış gibi dengenizi sağlamalısınız. İşte sandalyenizin konumunu bu kriterlere göre ayarlamalısınız.

*Piyano çalarken ayakların konumu da diğer maddeler kadar önemlidir. En sağda bulunan pedalın hemen yanına sağ ayağınızı koymalısınız. Soldaki pedalın aşağı tarafına doğru da sol ayak gelecek şekilde pozisyon alınmalıdır.

Di-Ay-Vay Sanat Merkezi Piyano Kursu İstanbul Avrupa Yakası

Piyano Alırken Nelere Dikkat Edilmelidir?


Piyano Nedir?

Piyano, Bartolomeo Cristofori tarafından 1700’lü yıllarda İtalya’da icat edilen bir müzik aletidir. Vurmalı olmasının sebebi ise içindeki tahta çekiçlerin tuşlara basarak tellere çarpmasıyla sesi oluşturmasıdır. İlk ismi “Pianoforte” dir. Piyano yaygın olarak klasik ve caz müzikte kullanılan bir enstrümandır.

Piyano Çeşitleri Nelerdir?

Piyanonun farklı çeşitleri vardır. Bunlar;

*Duvar (Konsol) Piyanosu

*Elektro Piyano

*Prepared (Hazırlanmış) Piyano

*Kuyruklu Piyano

*Mekanik Piyano

*Pnömatik Piyano olarak 6 çeşittir.

Piyano Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Piyano alırken çok dikkatli olmalıyız. Çünkü piyano sadece bir eşya değildir aynı zamanda bir müzik üretim aracıdır ve ileride sizinle bir bütün olacak bir eşyadır.

* Öncelikle piyanoyu alırken rengi ve şeklinden önce bütçenize uygun mu ona bakın.Bütçenize uygun en iyi piyanoyu bulmaya özen gösterin.

* Piyanoyla tanışacak küçük çocukların aileleri içinse, piyanoyu satın almadan önce dikkat edilmesi gerekenler vardır. İlk önce önemli gibi görünmese de evinizde piyano koyulacak yerin belirlenmesi önemli noktalardandır. Piyano bütçeye uygun şekilde bulunması zor bir müzik aleti olduğundan org ve dijital piyano da başlangıç olarak tercih edilebilir.

* Eğer ikinci el piyano almak istiyorsanız piyanoyu alırken üzerindeki tuşları kontrol etmeyi unutmayın ve piyanonun herhangi bir parçasında değişiklik olup olmadığını mutlaka öğrenin.

* Piyano seçiminiz yaşadığınız yere göre uygun olmalıdır.Çünkü piyano hava koşullarından, nem ve sıcaklıktan çabuk etkilenen bir müzik aleti olduğundan zarar görme ihtimali yüksek bir enstrümandır.

Di Ay Vay Sanat Merkezi Piyano Kursu-İstanbul Avrupa Yakası

Elektro Gitara Başlamadan Önce Klasik Gitar mı Çalmalıyım?

“Elektro gitar çalmaya başlamadan önce klasik gitar çal dediler?”

Bu cümleyi kim kuruyor, hangi mantıkla söylüyor kesinlikle bilmiyoruz ve çok merak ediyoruz!

Böyle bir şey kesinlikle yok. Siz tarzınızı belirlemiş ve kararınızı vermişseniz istediğiniz gitar türünden başlayabilirsiniz. Rock, metal müzikten hoşlanan bir insana “önce klasik gitar ile başla” dersek çok büyük kötülük yapmış oluruz. Tabi ki elektro gitar ile başlayıp devam etmelisiniz. Klasik gitar çalmak isteyen bir insana önce elektro gitar çalmalısın demek ne kadar yanlışsa diğer durum da bir o kadar yanlıştır.

Klasik müzik yapmak için klasik gitar çalmak isteyen birini elektro gitara yönlendirmek ne kadar yanlışsa, metal müzik çalmak isten birini klasik gitara yönlendirmek o kadar yanlıştır. Flamenko gitaristinin elektro gitar ile flamenko yaptığını düşünürsek ne kadar komik bir durum olduğunu anlayabiliriz. Klasik gitarın tel ve perde aralıkları elektro gitara göre daha geniştir. Eğer elektro gitar çalmaya başlamadan önce klasik gitar çaldıysanız tek avantajınız parmaklarınızı daha rahat açabiliyor olmanızdır. Ancak bu durum da klasik gitarla başlamanıza sebep değildir. Her tür gitar çalma tekniği olarak farklılık göstermektedir. Size en uygun tarz hangisiyse, tarzınıza uygun gitarı seçmeniz en doğrusu olacaktır.

Burada Gitar Kursu Var

Ayrıca gitar seçimi yaparken bilen birinden yardım almanız çok faydalı olacaktır. Fiyatı daha uygun diye kötü bir gitar seçimi yaparsanız kısa sürede gitar çalmaktan soğursunuz. En iyi ihtimalle gitarınızı değiştirmek istersiniz ki bu daha büyük bir maliyet demektir. En güzeli gitar hakkında bilgi sahibi biriyle bir kaç seçenek deneyerek karar vermeniz olacaktır.

Di-Ay-Vay Sanat Merkezi Gitar Kursu-İstanbul Avrupa Yakası

Klasik Gitar Hakkında İlginç Bilgiler

Gitar Nedir?

Gitar sekiz şekline benzeyen, üzerinde ses perdeleri olan ve parmak ya da penayla çalınan, ağaçtan imal edilen telli bir çalgıdır. Klasik gitarda ipek üzerine sarılmış çelik, üçer tane kalın ve ince tel bulur. Tüm türlerinin atası olarak bilinen klasik gitar, Antonio de Torres Jurado sayesinde günümüzdeki haline kavuşmuştur. Klasik ve Flamenko tarzı müziklerde kullanılmasının yanında pop müzik için de oldukça uygundur.

En popüler çalgılardan biridir klasik gitar ve çoğu müzik tarzında kullanılır.Popüler olmasının sebebi ise, tek başına bile birçok tarzda müzik çalınabilmesidir. Başka yönden klasik gitar, sadece  öylesine müzik çalmak için duran evdeki bir eşya değildir. Gitar insanların duygu ve hislerini ortaya çıkarır.

Klasik Gitar Hakkında Duymak İsteyeceğiniz İlgi Çekici Bilgiler

*Gitarın geçmişi 1500’den önceye dayanır. Avrupa’nın Akdeniz bölgesinde var olduğu bilinir.

*Andres Segoiva 20. yüzyılda gitarı evrensel boyuta taşımıştır. Bunu gitarı konser alanlarına sokarak turnelere çıkarak yapmıştır.

*Niccolo Paganini’nin gelmiş geçmiş  gitar ustalarının en büyüğü olduğu söylenir.

*Klasik gitardaki ince tellerin naylondan yapıldığını daha önce duymuş muydunuz?

* Peki şu anda klasik gitar olarak adlandırdığımız enstrümanın daha önce “torres” olarak adlandırıldığını?

İstanbul Avrupa Yakası en ucuz gitar kursu BURADA!

Hangi Ünlü Hangi Gitarı Kullanıyor?

*Kerry King: dünyanın en ünlü trash metal gruplarından Slayer’ın solisti B.C Rich’i kullanıyor. Bu markanın en iyi modellerinden biri Warlock’tur.

*Steve Vai: Çoğunlukla solo albüm yapan Steve Vai İbanez Jem kullanıyordu.

*Tommi Iommi: Black Sabbaht’ın kurucusu olan Tony İommi Gibson SG Speacial “Monkey” kullanıyordu. Gitar üzerindeki maymun çıkartması bu gitarı diğerlerinden ayıran özelliktir. Iommi’nin elinde birçok konserde çalınması bu çıkartmayı ikon haline getirmiştir.

*James Hetfield: Metallica’nın ana vokalisti James Hetfield’ın gitarı ise   ‘EET FUK’ Explorer’dır

*David Gilmour: Pink Floyd’un gitarist ve vokalisti David Gilmour’un gitarı Black Stratocaster’dir.

*Randy Rhoads: Ozzy Osbourne, Black Sabbath gruplarında çalan Randy Rhoads’ un gitarı Polka Dot V dir

*B.B King: B.B King’in gitarı ES 335 Lucille’dir. B.B King’in bulunduğu binada yangın çıktığında yangından kaçıp sonra tekrar yangının arasında sadece 35 dolarlık gitarını almak için girmiştir.

Di-Ay-Vay Sanat Merkezi Klasik Gitar Kursuİstanbul Avrupa Yakası