Mutluluk Verici Müzikler Dinlemek Yaratıcılığı Geliştirebilir

Mutluluk Verici Müzikler Dinlemek Yaratıcılığı Geliştirebilir

Enerjik, bizi neşelendiren müzikler dinlemeyi hepimiz severiz. Bilimsel araştırmalar da şimdi müzik zevkimizi destekleyen kanıtlar sunuyor. Geçtiğimiz ay yayınlanan sonuçlara göre mutluluk verici müzikler dinlemek daha yenilikçi çözümler üretmemize yardımcı olabilir. Avustralya ve Hollanda’nın ortaklaşa yürüttüğü proje tüm müzikseverleri mutlu edecek cinsten.

Hepimizin yaratıcılığa ihtiyacı vardır. Karşılaştığımız sorunları çözmede bazen yeni fikirlere gereksinim duyarız. Beynimizi geliştirmenin en önemli yollarından biri müzik aleti çalmaktır. Bu konu zaten yıllardır bilinen ve defalarca kanıtlanmıştır. Şimdi bilim insanları müziği dinlemenin bile bize ilham kaynağı olabileceğini söylüyor.

Yaratıcılığı Tetikleyen Nedir?

Yaratıcılık hızla değişen dünyaya ayak uydurmada bize çok yardımcı olur. Yaratıcılığı neyin tetiklediği sorusu onlarca yıldır sinirbilim uzmanlarının kafasını kurcalamıştır. Beyni ve yaratıcılığı geliştiren çok sayıda etken keşfedildi ancak müziğin etkisi pek bilinmiyordu. Bunun için son yıllarda hummalı bir çalışma başlattılar. 155 katılımcı üzerinde yapılan deneylerde herkes farklı bir müzik türü dinledi. Sakin, mutlu, hüzünlü, kaygılı müzikler dinleyenlerin yanında bazı katılımcılar sessizlik içinde beklediler.

Müzik çalmaya başladıktan bir süre sonra deneye katılan kişiler değişik türden zeka soruları çözmeye başladılar. Hem genelden özele, hem de özelden genele yaratıcılıklarını sınayan bu sorular karşısında en yüksek skorları mutluluk verici müzik dinleyen kişiler aldı. Mutlu müzikleri dinleyen kişiler hem hüzünlü şarkıları dinleyenlerden hem de sessizlik içinde bekleyenlerden daha yaratıcı ve işe yarar çözümler üretmeyi başardı.

Mutluluk Verici Müzikler

Araştırmacılar klasik müziği örnek göstererek bizi neşelendirecek müzik dinlemenin uyarılma düzeyimizi artıracağını ve sessiz kalmaya kıyasla yaratıcılığımızı daha fazla geliştireceğimizi belirtiyor. Aslında Mozart Etkisi’nin arkasında yatan mekanizma da bu olabilir. Onda da Mozart besteleri kişinin uyarılma ve dikkat seviyelerini yükselterek kişinin zeka testlerinde daha yüksek puanlar almasını sağlıyordu. Burada da hemen hemen aynı mekanizma işliyor.

Bu araştırmaya göre beynin zeka ve yaratıcılık seviyeleri müzik ile geçici de olsa artırılabiliyor. Tabii ki mekanizmanın nörobiyolojik kökenleri daha ayrıntılı şekilde araştırılmalı ve daha fazla katılımcı üzerinde denenerek kesinlik kazanmalıdır.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

https://www.sciencedaily.com/releases/2017/09/170907142704.htm

Müzik ve Sanatın İnsan Hayatına Etkisi

Müzik ve Sanatın İnsan Hayatına Etkisi

Müzik ve sanat hepimizin hayatının bir parçasıdır. Biz farkında olsak da olmasak da dünya üzerinde yaşayan herkes sanat ve müzik ile iç içedir. Sanat hayatımızı çok ciddi anlamda etkiler. Çoğu insan küçüklükten itibaren içinde bulunduğu kültür ve sanat dünyasından beslenir. Bizi biz yapan şey sanatımızdır. Sanat insana özgünlük kazandırır. Günlük işlerimizde hep bir başkasını taklit ederiz ama sanat yaparken sadece kendimiz oluruz. Bu aynı zamanda yaratıcılık becerilerimizi de körükler. Ne kadar özgün olursak, o kadar yaratıcı çalışmalar yaparız. Ne kadar yaratıcı çalışırsak, o kadar özgün oluruz.

Müzik bir sanat türüdür. Farklı sesler bir araya geldiğinde veya uygun bir şekilde harmanlandığında bize keyif veren müzik haline gelir. Müzisyenlerin çok iyi bildiği bir şey vardır. Notaları çaldığınızda müzik yapmış olmazsınız. Bir enstrümana yeni başlayan öğrenciler eserleri mekanik çalarlar. Notayı okurlar ama yaptıkları tam anlamıyla müzik değildir. Seslerin müzik olması için tabiri caizse ruh gereklidir. Eserleri ve ritimlerini bir hoca eşliğinde çalışmak ve anlamak gereklidir.

Müzik sözcüğü şiir tanrıçalarının sanatı (art of muses) anlamına gelen Yunanca “mousike” sözcüğünden türemiştir. Şiir tanrıçalarının sanatı Antik Yunan’da müzik, şiir ve dans gibi sanatları içerir. Bildiğimiz müzikte ise başlıca iki öğe vardır: Söz söyleyen kişi ve müzikal sesleri çıkaran enstrümanlar. Enstrümanlardan anlamlı sesler çıkararak müzik yapan kişi ise müzisyendir.

Müzik Yaratıcılığımızı Geliştirir

Elinize bir enstrümanı aldığınızda ne yapabileceğinizin sınırı yoktur. Müzik bu anlamda zihnimizi serbest kılar ve yaratıcılığımızı körükler. Öğrenciler, ustaların eserlerini öğrendikçe zaman içinde beyinlerinde bir bilgi hazinesi oluşur. Başlarda sadece taklit ederek müzik yapmaya çalışan öğrenciler bir süre sonra öğrendikleri bilgi parçalarını birleştirerek kendi eserlerini oluştururlar. Sanat özgürleştirir. Baş kaldırmaya teşvik eder. Sanatçının ruhu asidir.

Az önce sanatın hayatımızı çok fazla etkilediğini söyledik. Doğduğumuzdan beri belirli alışkanlıklar ve ritüeller çevresinde yaşıyoruz. Dini çevrelerde bu kendini ilahiler olarak gösteriyor. Milli duygular söz konusu olduğunda marşlar devreye giriyor. Örneğin, 6 yaşında okula başlayan bir çocuk, o yaştan itibaren sürekli İstiklal Marşı ile büyüyor. Sergilediğimiz heykeller, dinlediğimiz müzikler, kısacası etrafımızdaki tüm sanatsal unsurlar hayatımıza büyük ölçüde etkiliyor.

Gelelim işin biraz daha bilimsel yönüne. İnsanlar bir müzik eseri dinlediklerinde müzisyenin vermek istediği mesajı anlamak için sağ beyinlerini kullanırlar. Müziğin içinde sözlerin olmasına gerek yok. Sadece melodi bile beyni harekete geçirmeye yeterlidir. Müzik ruhumuza işlerken duygularımız ve düşüncelerimiz de harekete geçer. Artık beynimizin çok sayıda bölümü senkronize bir şekilde çalışıyor haldedir. Beyin bölgeleri arasındaki bu senkronizasyon da yaratıcılık süreçleri için çok elzem bir mekanizmadır.

Sanat Bizi Daha Keyifli Bir İnsan Yapar

Bir banka memuru ile bir heykeltıraşı kıyaslayalım. Sizce hangisi daha sıkıcı bir insandır. Genelleme yapmak yanlış olur ancak ortalamaya baktığımızda rutin işlerden ziyade sanatsal işler daha fazla keyif verir. Keyifli işler belki fazla kazandırmaz ama daha çok mutlu edeceği kesin. Beynimiz sürekli keyif veren şeylere odaklanmaya meyillidir. Resim çizmek, ebru sanatıyla uğraşmak sizi mutlu eder, stresinizi alır götürür. Öğrenme kabiliyetinizi de olumlu etkiler.

Beynin öğrenme mekanizması içindeki en önemli hormonlardan biri serotonindir. Evet yanlış okumadınız, mutluluk hormonu serotonin. Hangi bilgilerin kalıcı olarak kaydedileceği, hangilerinin silineceği nöronlara bağlanan serotonin hormonunun etiketlemesi sayesinde olur. Serotonin ise biz mutluyken salgılanır! Bu yüzden keyif aldığımız şeyleri daha kolay öğreniriz. Beyin bölgelerimiz sevdiğimiz işlerde daha etkili iletişim kurar. Sanatsal eylemlerde bulunan kişiler beyinlerini daha iyi eğitir. Sevmeyip, yapmaya mecbur kaldıkları işlerde de daha başarılı olurlar. Sanatla uğraşan insanların beyinleri kendinden eğitilmiştir. Onların daha güçlü ve kendi içinde iyi organize olmuş zihinleri vardır.

Sanat ve Müzik Duygularımıza Hitap Eder

Üzgün olduğunuzda ne yaparsınız diye sorsak eminim bu yazıyı okuyanların en az yarısı müzik dinlerim veya çalarım der. Yalnız değilsiniz. Ünlü teorik fizikçi Albert Einstein de öyle yapıyordu. Tarih boyunca birçok bilim insanı ve düşünür sanatı hayatlarının bir parçası haline getirmiştir. Hayat her zaman toz pembe değildir. Bazen üzücü deneyimler yaşarız. Bu gibi durumlarda en büyük kurtarıcımız sanattır. Bir resim çizmek veya bir parça müzik çalmak bizi tüm dertlerden uzaklara götürebilir. Sanatsal faaliyetler saniyeler içinde ruh halimizi değiştirebilir.

Kulağınızdan giren sesler, gözlerinize gelen ışık, dokunduğunuz nesnelerden algıladıklarınız hepsi beynin ortasında yer alan talamus adlı merkeze gider. Talamus burada dağıtım istasyonu gibi görev alarak her sinyali işleyerek ilgili bölgelere gönderir. Bunlardan biri de limbik sistemdir. Yani duygularımızın oluştuğu sistem. Beyinde çok fazla bölgeden oluşan limbik sistem, dışarıdan gelen sinyalleri içerideki bilgilerle birleştirir ve duyguları oluşturur. Dinlediğiniz müzik size annenizi hatırlatabilir. Dans ederken kendinizi ritme bıraktığınızda bir anda aklınıza sevgiliniz gelebilir. Müzik size harika duygular yaşatır.

Kaynaklar
  1. http://www.socialjusticesolutions.org/2015/07/08/how-art-and-culture-affects-our-life
  2. https://targetstudy.com/articles/importance-of-music-in-human-life.html

Müzik Eğitimi Matematik Becerilerini Geliştiriyor

Müzik Eğitimi Matematik Becerisini Geliştiriyor

Yıllardan beri klasik müzik dinlemenin zekayı artırıp artırmayacağı tartışılır. Bilim insanları buna Mozart etkisi diyor. Müzik dinlemek beyni ne kadar geliştiriyor bilinmez ama çalmak kesinlikle geliştiriyor! Özellikle matematiği kötü olanlara iyi bir haberimiz var. Bir müzik enstrümanı çalmak matematik becerilerinizi artırabilir.

Müzik, sanatsal bir eylemdir, matematik ise rasyonel, sayısal bir faaliyettir. Bu ikisini birbiriyle bağdaştıramamış olabilirsiniz. Ancak müzik aleti çalmak beyni öyle bir etkiliyor ki, matematik ile ilgilenen beyin bölgeleri de bundan nasibini alıyor. Aslında olay şöyle farkedildi. Bir süre müzik eğitimi alan ve hiç müzikle uğraşmayan çocukların karne notlarına baktılar. Müzik aleti çalan çocukların karneleri çok daha iyiydi. Özellikle matematikte gözle görülür bir başarı farkı vardı.

Müzik ve Matematik Arasındaki İlişki

Bilim insanları müzik ve matematik başarısı arasındaki ilişkinin gerçek mi yoksa bir tesadüf mü olduğunu araştırmaya koyuldular. Eğer gerçekse bu çok önemli bir eğitim yolunun kapısını aralayacaktı. Çocuğunuzun matematiğini geliştirmek için başlıca ne yaparsınız? Onu hemen bir özel derse gönderirsiniz. Tüm veliler çocuklarının başarısız olan derslerini yükseltmek için özel derse başvururlar. Oysa çözüm farklı bir yerde olabilir.

Müziğin içindeki ritim ve tını beyindeki özel bölgeler tarafından işlenir. Bunlar elektrik süpürgesinden çıkan ses ile keman sesini farklı algılamamızı sağlayan alanlardır. 6 aylık bir müzik eğitimi bile çocukların matematik notlarını yükseltmeye yetiyor. Kısa sürede etkili sonuç, fena değil mi? Çocuklar hem bir müzik aleti öğrensinler hem de okuldaki başarıları artsın. Özel okullarda çocukların okul dersleriyle beraber sanatsal ve sosyal faaliyetler içinde olmaları da az önce bahsettiğimiz prensibe dayanıyor. Okul derslerinin yanında sanatsal etkinlikler ile ilgilenen çocuklar hem hobilerinde hem de derslerinde daha başarılı oluyor.

Son olarak beyinde ne gibi değişikliklerin olduğundan bahsedelim. Bilim insanları müzik aleti çalan çocukların beyin yapılarını araştırdı ve şaşırtıcı sonuçlar keşfetti. Bu çocukların beyninin iki yarımküresi arasındaki bağlantı çok daha güçlüydü. Ayrıca beyinlerinin birçok bölgesinin de diğer çocuklardan daha büyük olduğu görüldü. Gerçekten de müzik, hem işlevsel hem de yapısal olarak beyni geliştiriyordu. Eğer okul başarısını önemsiyorsanız, müziği ve sanatı asla ihmal etmeyin.

Kaynak

http://serendip.brynmawr.edu/exchange/serendipupdate/correlation-between-music-and-math-neurobiology-perspective

Başarılı Olmak İçin Hayata Geçirmemiz Gereken 3 Önemli Madde

 

Ne kadar sürede başarılı olacağınızı belirleyen en temel 3 madde aşağıdaki gibi;

Ne Seviyeye Gelmek İstediğin?
Ne Kadar Süre ve Ne Kadar Verimli Çalıştığın?
Konuya Olan Yatkınlığın ve Yeteneğin?

Şimdi tek tek bu maddeleri açalım, ve ne kadar sürede başarılı olabileceğimizi kendimiz hesaplayalım.

1 Ne Seviyeye Gelmek İstediğin?

Yapacağımız işte amacımız ne, ne kadar iyi olmak istiyoruz, çok başlangıç seviyesinde bırakmak mı yoksa bu işi en profesyonel noktaya kadar taşımak mı istiyoruz, beklentilerimiz neler, ne yapmak istiyoruz, ilk karar vermemiz gereken şey bu. Kendimize bir yol çizmemiz gerekiyor, eğer bir müzik aleti çalacaksak çalmak istediğimiz parçalar ne zorlukta, eğer resim çizmek istiyorsak ne seviyede hangi alanda ne kadar başarılı olmak istiyoruz bunu netleştirmemiz gerekiyor.

2 Ne Kadar Süre ve Ne Kadar Verimli Çalıştığın?

Eğer bir alanda başarılı olmak istiyorsanız en önemli şey, her şeyden daha önemli olan “düzenli çalışmak” ve düzenli çalışırken dikkat edilmesi gereken en önemli şey de “verimli çalışmak”.
Yani şöyle diyebiliriz, eğer bir alanda başarılı olmak istiyorsak düzenli ve verimli çalışmalıyız. Verimli çalışma kavramını biraz daha açalım;

Örneğin gitarla 2 saatinizi geçirmeniz verimli şekilde 2 saat geçirdiğiniz anlamına gelmez, çalışma sırasında gerçekten sizi geliştirecek şeyleri çalışmalısınız, kalan zamanınızda ise tabi ki müzik aletinizle ya da sanatın hangi dalıyla ilgileniyorsanız dilediğinizce vakit geçirebilirsiniz fakat çalışma süreniz içerisinde oyalanmamalı ve gerçekten disiplinli bir şekilde pratik yapmalısınız.

Hafta boyunca çalışabileceğiniz 7 kocaman gün var önümüzde, çalışmalarımızı bu 7 güne mümkün olduğunca eşit şekilde yaymak çok faydalı olacaktır. Bir günde 7 saat çalışmakla 7 gün 1’er saat çalışmak arasında çok büyük bir fark vardır, bu sebeple her gün düzenli çalışmak çok önemlidir.

3 Konuya Olan Yatkınlığın ve Yeteneğin?

Yetenek işin küçük bir kısmıdır fakat öğrenme sürecindeki katkısı göz ardı edilemez. Bir işi iyi yapma konusunda çalışmak ve yetenek diye yüzde verirsek %30 yetenek %70 çalışmak gibi oran ortaya çıkar.

Yeteneğin etkisi özellikle “bir şeyler üretme” sürecinde karşımıza çıkacaktır, fakat bir alanda çok başarılı olmak istiyorsak yeteneğimizi çalışmayla desteklemeliyiz.

Yeteneğin önemi var diye “benim yeteneğim yok, ben yapamam” deyip kestirip atmamalıyız, çalışıp düzenli pratik yaptıktan sonra yeteneği olmayan kişiler de istedikleri alanda belli bir seviyeye ulaşabilirler.

Yetenek, öğrenme sürecinde özellikle yeni başladığınız zaman büyük önem taşır, yetenekli bir bireyin 2 derste sağladığı başarıyı sıradan, konuya yatkınlığı az olan bir birey 4 derste sağlayabilir bu sebeple yetenek konusu da öğrenme sürecini etkileyen konulardan bir tanesidir.

Peki Ne Kadar Zamanda Öğrenebilirim?

Yukarıda saydığımız 3 önemli etken bizim başarılı olma ve öğrenme sürecimizi belirleyen temel faktörlerdir. Bu faktörlerden her biri kişiden kişiye değişeceği için net bir süre, net bir gün, saat, ay söylemek çok zordur.

Kesinlikle duymak istediğimiz cevap bu değil, daha elle tutulur, daha somut bir cevap bekliyoruz, 3 ay, 5 ay, 8 ay gibi bir cevap. Bu sebeple içinizi rahatlatıp ortalama bir süre öğrenmek için en iyi yöntem çevrenizde çalmak istediğiniz aleti çalan, başarılı olmak istediğiniz alanda başarılı olan kişilere ulaşıp bu işi ne kadar zamanda yaptıklarını sormanız.

Size önerimiz kendinizi saatlerle, aylarla sınırlamamanız, öğrenme sürecinde önünüze bir duvar koymadan ilerlemeniz. Zaten eğer düzenli çalışırsanız kapasitenizin el verdiği en kısa sürede başarılı olabilirsiniz.

Bağlama Bakımı Nasıl Yapılır?

Bağlama Bakımı Nasıl Yapılmalıdır? Bağlama kursu İstanbul.

Her çalgı aleti gibi bağlamanın bakımına da özen gösterilmelidir. Bağlamanın tınısının bozulmaması, zamanla tellerinin aşınmaması ve bağlamanın yapıldığı ağacın özelliğinin kaybolmaması için özenli ve düzenli bakımı yapılmalıdır. Bağlamanın bulunduğu ortamın kesinlikle kuru olması gerekmektedir. Hava giriş çıkışlarının olduğu bölgeler yani kapı veya pencere önü gibi yerlere konulmamalıdır. Ayrıca rutubetli ve nemli ortamlara da koymamaya özen göstermeliyiz. Bağlamayı özel kılıfında ve sıcaklığın 10–18 derece olduğu yerlerde muhafaza etmelisiniz.

Bağlamanın telleri kolayca oksitlenebilir. Çünkü kişiler enstrümanı çalarken özellikle yeni başlayanların elleri terler, bu da enstrümanın tellerinin oksitlenmesine yol açar. Bunu önlemek için bağlama çalındıktan sonra kuru bir bulaşık bezi ya da normal bir bezle teller silinmelidir. Telleri silerken çok sert yapılmamasına dikkat edilmelidir. Çünkü eğer fazla bastırılırsa teller özelliğini kaybedebilir ve ses uyumu bozulur. Bunun için hafifçe temizlemek gerekir.

Bağlamanın telleri tel değişimi de düzenli olarak yapılmalıdır. Tellerin değişme süresi çalan kişinin ne sıklıkla çaldığına bağlıdır düzenli olarak çalan bir kişi enstrüman tellerini iki ayda bir değiştirmelidir. Telleri değiştirirken, bağlamanın gövdesinin ön yüzünü ıslak bir bezle veya ıslak mendille temizleyebilirsiniz. Silerken kullandığınız mendil alkolsüz olmalıdır ve sabun deterjan gibi temizlik ürünleri de kullanılmamalıdır.

Türk müziğinin vazgeçilmez enstrümanları arasında belki de en üst sırada yer alan bağlamanın önemi çok fazladır. Siz de bağlama çalmak istiyorsanız İstanbul’da en uygun ücretli bağlama kursu için bizi arayabilirsiniz. Ücretsiz tanışma ve deneme dersi alarak enstrümanı ve kursumuzu yakından inceleyebilirsiniz.

Aklınıza takılan diğer sorular ve kurs bilgileri için Di Ay Vay Sanat Merkezi – bağlama kursu İstanbul sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca Anadolu Yakası şubemize buradan ulaşabilirsiniz.

 

Cenk Ünnü ile Bateri Dersleri Başladı

Cenk Ünnü İle Bateri Dersleri

Di Ay Vay Sanat Merkezi, bateri derslerine Cenk Ünnü ile yeni bir soluk getiriyor. Türkiye’nin en iyi bateristlerinden, Cenk Ünnü ile bateri dersleri başladı. Cenk Ünnü ile İstanbul’da bateri kursu almak isterseniz DiAyVay Sanat Merkezine bekleriz. Cenk Ünnü ile bateri kursu İstanbul’da detaylı bilgi için hemen arayın. İletişim: 0 553 775 45 10

Cenk Ünnü Kimdir?

Cenk Ünnü 1967 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaokulu Aksaray Oruçgazi İlköğretim okulunda bitirdi.  Pertevniyal Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Antropoloji bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Hakan Utangaç ile birlikte 1986 yılında Pentagram grubunu kurdu. Pentagram’la beraber 6 albüm ve sayısız konser çalışmalarında bulundu.

Derslerimizden Görüntüler:

Di-Ay-Vay Sanat MerkeziBateri Kursu İstanbul

Gitar Öğrenmeyi Kolaylaştıran Kitap

Gitar Öğrenmenin En Hızlı Yolu: Süper Gitar Teknikleri

Gitar, popülerliğini her dönem zirvede tutmuş olan bir enstrümandır. Sanıyoruz ki bu yüzden insanların aklına gitar çalmanın çok kolay olduğu algısı yerleşti. Ancak diğer enstrümanlarda da olduğu gibi gitar için de özveri ve disiplin gerektiren bir öğrenim süreci gereklidir.

Gitar çalmayı öğrenmenin bir çok yolu var. Bir kursa gidip öğretmen eşliğinde öğrenmek gayet mümkün. Peki size evde kendi kendinize öğrenebileceğiniz bir yol var desek ne dersiniz?

Piyasada gitar çalmayı öğreten bir çok gitar metodu bulunuyor. Hepsi de sanırsınız birer YGS ya da LYS kitabı. Anlatımlarında hiç de yalın olmayan dil kullanıyorlar. Gitar öğretmekten çok insanı müzikten soğutuyorlar diyebiliriz.

Murat Erturgut‘un kaleme aldığı “Gitaristin El Kitabı; Süper Gitar Teknikleri” kitabı piyasadaki kitapların aksine oldukça sade bir dille kısa sürede kendi kendinize gitar öğrenmeyi vaat ediyor. Hepsinden güzeli bu kitaba internet ortamında tamamen ücretsiz olarak ulaşmak mümkün.

Gitar çalmak isteyen bir kişiyi sıfırdan alıp ileri seviyelere götüren bu gitar öğrenme kitabını ücretsiz olarak bilgisayarınıza ya da akıllı telefonlarınıza indirebilirsiniz. Böylece evde, okulda ya da istediğiniz yerde kendi kendinize gitar öğrenebilirsiniz.

Kitap içeriği:

Kitabın incelediğimizde oldukça kapsamlı ve gerekli bilgilerle dolu olduğunu görüyoruz. Sadece klasik gitar eğitimiyle kalmayıp, klasik gitar metodu, pop gitar metodu pdf, elektro gitar metodu pdf, solo gitar metodu pdf gibi bir çok konu başlığıyla farklı tarzlarda gitar çalmak isteyen öğrencilere de hitap etmektedir.

Bu harika gitar öğrenme programını indirmek için “Gitaristin El Kitabı; Süper Gitar Teknikleri” linkine tıklayarak açılan siteden kitabı indirebilirsiniz.

Çello Hakkında Temel Bilgiler

Çello Hakkında Genel Bilgiler

Diğer bir adı viyolonsel olan çello, görünüş ve ses olarak insanları çok etkileyen ve kendini dinlettiren bir enstrümandır. Buradaki yazımızda çellonun nasıl çalındığına dair temel bilgileri yani  çello nedir, nasıl çalınır, gibi temel konularda çello çalmak isteyen kişilere bilgi vereceğiz.

İnsan sesin çok yakın ses çıkaran enstrümanlardan biridir çello.

4 teli bulunan çellonun notaları fa anahtarı ile yazılır ve tellerinin notaları sırasıyla do, sol, re ve la dır.

Çello çalmayı öğrenmek oldukça zor ve zaman ister. Akustik olarak kullanılır ve bas sesli bir müzik aletidir.

Çellonun gövdesinde el yazısıyla “F” gibi görünen iki adet ses deliği bulunmaktadır.

Çellonun boyutları büyük olduğu için kişiler çalarken enstrümanla bütünleşir. Bu da çok güzel bir görüntünün oluşmasını sağlar.

Çello, çalınmaya başlamadan önce tutulması ve oturuş pozisyonu çok önemlidir. Dik bir pozisyonda ve rahat bir şekilde oturulması gerekir.

Çellonun alt kısmında çalan kişinin boyuna göre uzatılıp kısaltılabilen pick olarak adlandırılan ayaklıklar vardır.

Çello çalarken, parmakların dik olarak basılması gerekmektedir.

Oturma pozisyonunda sırtınızı sandalyeye dayamamalı ve çelloyu göğüs hizasına yaslamalısınız.

Çello çalmak için müzik kulağınızın çok iyi olması gerekmektedir. Çünkü bu enstrümanda perdeler yoktur. Çalan kişinin kulağı çok önemlidir. Bu sebeple doğru notada, doğru sese basması biraz zaman gerektirir. Parmakla çekerek veya yay yardımıyla da çelloyu çalabilirsiniz.

Çello öğrenmek için sadece teknik bilmek değil ayrıca çok sabırlı olmak gerekir. Çello bir parçadaki boşluklar baslı sesiyle doldurur ve büyülü sesiyle parçadaki duygunu insanlara daha yoğun bir şekilde geçmesini sağlar.

Çello Kursu İstanbul

Bu Dünyadan Bir Halit Akçatepe geçti…

Hababam Sınıfı bir kişi daha eksildi…

Sanat dünyası büyük bir değeri daha yitirdi. Yeşilçam’ın efsanevi oyuncularından biri olan Halit Akçatepe 79 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Halit Akçatepe Kimdir?

1 Ocak 1938’de Üsküdar’da doğmuştur.

1943 yılında, 5 yaşındayken ilk filmini çekmiştir. Zamanın film yönetmenlerinden biri, babasına “bize bir çocuk oyuncu lazım” dediğinde, babası tuluatçı Sıtkı Bey oğlu Halit’i oynatmıştır.

Saint Benoit Fransız Lisesi’nden mezun oldu. Askerlik görevini 1959’da Anıtkabir’de yaptı.

1963’te Yasak, Gün doğarken, Semaya Baktım Seni Gördüm filmlerini çekti.

1972’te Tatlı Dillim filmiyle şöhreti yakaladı.

1973 yılında rol aldığı “Canım Kardeşim” Türk sinemasının en iyi dram filmlerinden biri olarak kabul edilir.


1975’te “Hababam Sınıfı” filmindeki “Güdük Necmi” tiplemesiyle Türk sinemasına adını altın harflerle yazdırmıştır.

Yüzlerce filmde rol aldı, Türk sinemasının 73 yıllık emekçisiydi…

Seni hiç unutmayacağız büyük usta… Işıklar içinde uyu…


HALİT AKÇATEPE FİLMLERİ
Babam Sınıfta Kaldı (2013)
Krem (dizi) (2012)
Kral Çıplak (2012)
Leyla ile Mecnun (dizi) (2011)
Geniş Aile (2009)
Aile Reisi (2009)
7 Kocalı Hürmüz (2009)
Orada Neler Oluyor? (2009)
Vurgun (2008)
Genco (2007)
Yalan Dünya (2007)
Hakkını Helal Et (2007)
Sesler Yüzler Mekanlar (2007)
İki Aile (2006 – 2008)
Sevda Çiçeği (2006)
Hababam Sınıfı Üç Buçuk (2005)
İki Arada Aşk (2005)
Cumbadan Rumpaya (2005)
Beşinci Boyut (2005)
Müyim Olan Aşkımız (2005)
Hababam Sınıfı Askerde (2004)
Büyük Buluşma (2004)
Canım Annem (2004)
Avrupa Yakası (2004)
Yeşilçam Denizi (2003)
Şapkadan Babam Çıktı (2003)
Hababam Sınıfı Merhaba (2003)
Vaka-i Zaptiye (2002)
En Son Babalar Duyar (2002)
Çılgın Bediş (2001)
Siyah Cennet (2000)
Tersine Dünya (2000)
Konu Komşu (1999)
Eltiler (1997)
Hayvanlara Dokunduk (1997)
Hoşçakal İstanbul (1996)
Şaban İle Şirin (1995)
Çatı (1995)
Kaygısızlar (1994)
Hayri Beyin Son Aşkı (1993)
Oyun İçinde Oyun (1993)
Şaban Askerde (1993)
Yazlıkçılar (1993)
Anasının Kızı (1992)
Sürgün (1992)
İnsanlar Yaşadıkça (1989)
Bizimkiler (1989)
Kötü Kader (1987)
Büyük Koşu (1987)
Karımın Gölgesi (1987)
Keko Aptallar Çetesi (1986)
Keriz (1985)
Şaban Papucu Yarım (1985)
Şen Dul Şaban (1985)
Adile Teyze (1982)
Umut Dilencisi (1982)
Buyurun Cümbüşe (1982)
Talih Kuşu (1982)
Dört Geline Dört Damat (1981)
Renkli Dünyalar (1980)
Dokunmayın Şabanıma (1979)
Evlidir Ne Yapsa Yeridir (1978)
Şabanoğlu Şaban (1977)
Gülen Gözler (1977)
Bülbül Ailesi (1976)
Hababam Sınıfı Uyanıyor (1976)
Süt Kardeşler (1976)
Tantana Kardeşler (1976)
Şoför Mehmet (1976)
Lüküs Hayat (1976)
Bizim Aile (1975)
Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975)
Merhaba (1975)
Ah Nerede (1975)
Üç Ahbap Çavuşlar (1975)
Şaşkın (1974)
Hababam Sınıfı (1974)
Köyden İndim Şehire (1974)
Salak Milyoner (1974)
Evet mi Hayır mı? (1974)
Kanlı Deniz (1974)
Mavi Boncuk (1974)
Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (1974)
Canım Kardeşim (1973)
Tarkan: Güçlü Kahraman (1973)
Yalancı Yarim (1973)
Oh Olsun (1973)
Ömer Hayyam (1973)
Umut Dünyası (1973)
Sevilmek İstiyorum (1973)
İyi Döverim Kötü Severim (1972)
Tarkan: Altın Madalyon (1972)
Üç Sevgili (1972)
Sev Kardeşim (1972)
O Ağacın Altında (1972)
Tatlı Dillim (1972)
Feryat (1972)
Bir Varmış Bir Yokmuş (1971)
Üç Arkadaş (1971)
Beyoğlu Güzeli (1971)
Mahallenin Namusu (1953)
Köprüaltı Çocukları (1953)
Hayat Acıları (1951)
Güldağlı Cemile (1951)
İstiklal Madalyası (1948)
Bir Dağ Masalı (1947)
Karanlık Yollar (1947)
Senede Bir Gün (1946)
Günahsızlar (1944)
Nasreddin Hoca Düğün’de (1943)
Dertli Pınar (1943)
SENARYO YAZARI OLDUĞU FİLMLER
Şaban Pabucu Yarım – 1985
Gurbetçi Şaban – 1985
Lüküs Hayat – 1976

Yan Flütün Tarihçesi ve Yan Flüt Hakkında Kısa Bilgiler

Yan flütün tarihi çok eski zamanlara dayanır. M.Ö.900’lü yıllardan bu yana Çin’de kullanıldığı bilinmektedir. Avrupa 12.yy’dan bu yana bir flüt cinsi olan yan flüt kullanılmaktadır. Bu tarihlerden itibaren batı müziğinin bir parçası haline gelmiştir. İlk olarak sadece askeri amaçla kullanılan flüt, bandolar içinde yer alırdı. Sonraki yıllarda evrim geçiren bu çalgı yaklaşık 4 yüzyıl bu amaçla kullanmıştır. 16. ve 17. yüzyıllara gelindiğinde halkla buluşmuştur flüt. Bu zamanlardan itibaren yan flütle oda müziği yapılmaya başlanmıştır.

Yan flüt nefesli çalgılar grubuna girmektedir. İlk hali tek parçadan oluşmaktaydı ve 6 parmak deliği vardı. Bugünkü hali 3 bölümden oluşmaktadır ve bu bölümler baş, gövde ve kuyruk olarak adlandırılmaktadır. Yaklaşık 1600 yıllarında bugünkü halini almıştır. Bugünlerde hala sevilerek çalınan bir enstrümandır.

Zamanla daha fazla tuş eklenerek daha çok ses eklenmiştir. Böylelikle artık orkestra ve koro içinde de yer almıştır. Orkestranın vazgeçilmez enstrümanları arasındadır.

Yan flüt imalinde ilk zamanlarda abanoz ağacı kullanılırdı. Bugünlerde daha çok bakır, krom, nikel ve gümüş gibi paslanmaz madenlerden imal edilmektedir. En değerli flütler gümüş ve altından imal edilenlerdir.

Yan flütlerin iç çapı 1.9 cm, uzunluğu 67 cm’dir. Baş kısmı (ağızlık) hafif konik şeklindedir. Parmak deliklerine perde adı verilmektedir. Bu deliklerin birbirine olan mesafeleri ve çapı farklı ölçüdedir.

Bakır nefesli flütlerin ağaç olanlara göre dezavantajı vardır. Bakır nefesli flütte ses çıkarken yumuşaklığını ve tatlılığını kaybeder. Bu flütte daha çevir ve tok bir ses çıkar. Yan flüt alırken bu bilgiyi de göz önünde bulundurmalısınız.

Aklınıza takılan diğer sorular için yan flüt kursu İstanbul sayfamıza göz atabilirsiniz.

Di-Ay-Vay Sanat Merkezi – Yan flüt kursu İstanbul