Başarılı Olmak İçin Hayata Geçirmemiz Gereken 3 Önemli Madde

 

Ne kadar sürede başarılı olacağınızı belirleyen en temel 3 madde aşağıdaki gibi;

Ne Seviyeye Gelmek İstediğin?
Ne Kadar Süre ve Ne Kadar Verimli Çalıştığın?
Konuya Olan Yatkınlığın ve Yeteneğin?

Şimdi tek tek bu maddeleri açalım, ve ne kadar sürede başarılı olabileceğimizi kendimiz hesaplayalım.

1 Ne Seviyeye Gelmek İstediğin?

Yapacağımız işte amacımız ne, ne kadar iyi olmak istiyoruz, çok başlangıç seviyesinde bırakmak mı yoksa bu işi en profesyonel noktaya kadar taşımak mı istiyoruz, beklentilerimiz neler, ne yapmak istiyoruz, ilk karar vermemiz gereken şey bu. Kendimize bir yol çizmemiz gerekiyor, eğer bir müzik aleti çalacaksak çalmak istediğimiz parçalar ne zorlukta, eğer resim çizmek istiyorsak ne seviyede hangi alanda ne kadar başarılı olmak istiyoruz bunu netleştirmemiz gerekiyor.

2 Ne Kadar Süre ve Ne Kadar Verimli Çalıştığın?

Eğer bir alanda başarılı olmak istiyorsanız en önemli şey, her şeyden daha önemli olan “düzenli çalışmak” ve düzenli çalışırken dikkat edilmesi gereken en önemli şey de “verimli çalışmak”.
Yani şöyle diyebiliriz, eğer bir alanda başarılı olmak istiyorsak düzenli ve verimli çalışmalıyız. Verimli çalışma kavramını biraz daha açalım;

Örneğin gitarla 2 saatinizi geçirmeniz verimli şekilde 2 saat geçirdiğiniz anlamına gelmez, çalışma sırasında gerçekten sizi geliştirecek şeyleri çalışmalısınız, kalan zamanınızda ise tabi ki müzik aletinizle ya da sanatın hangi dalıyla ilgileniyorsanız dilediğinizce vakit geçirebilirsiniz fakat çalışma süreniz içerisinde oyalanmamalı ve gerçekten disiplinli bir şekilde pratik yapmalısınız.

Hafta boyunca çalışabileceğiniz 7 kocaman gün var önümüzde, çalışmalarımızı bu 7 güne mümkün olduğunca eşit şekilde yaymak çok faydalı olacaktır. Bir günde 7 saat çalışmakla 7 gün 1’er saat çalışmak arasında çok büyük bir fark vardır, bu sebeple her gün düzenli çalışmak çok önemlidir.

3 Konuya Olan Yatkınlığın ve Yeteneğin?

Yetenek işin küçük bir kısmıdır fakat öğrenme sürecindeki katkısı göz ardı edilemez. Bir işi iyi yapma konusunda çalışmak ve yetenek diye yüzde verirsek %30 yetenek %70 çalışmak gibi oran ortaya çıkar.

Yeteneğin etkisi özellikle “bir şeyler üretme” sürecinde karşımıza çıkacaktır, fakat bir alanda çok başarılı olmak istiyorsak yeteneğimizi çalışmayla desteklemeliyiz.

Yeteneğin önemi var diye “benim yeteneğim yok, ben yapamam” deyip kestirip atmamalıyız, çalışıp düzenli pratik yaptıktan sonra yeteneği olmayan kişiler de istedikleri alanda belli bir seviyeye ulaşabilirler.

Yetenek, öğrenme sürecinde özellikle yeni başladığınız zaman büyük önem taşır, yetenekli bir bireyin 2 derste sağladığı başarıyı sıradan, konuya yatkınlığı az olan bir birey 4 derste sağlayabilir bu sebeple yetenek konusu da öğrenme sürecini etkileyen konulardan bir tanesidir.

Peki Ne Kadar Zamanda Öğrenebilirim?

Yukarıda saydığımız 3 önemli etken bizim başarılı olma ve öğrenme sürecimizi belirleyen temel faktörlerdir. Bu faktörlerden her biri kişiden kişiye değişeceği için net bir süre, net bir gün, saat, ay söylemek çok zordur.

Kesinlikle duymak istediğimiz cevap bu değil, daha elle tutulur, daha somut bir cevap bekliyoruz, 3 ay, 5 ay, 8 ay gibi bir cevap. Bu sebeple içinizi rahatlatıp ortalama bir süre öğrenmek için en iyi yöntem çevrenizde çalmak istediğiniz aleti çalan, başarılı olmak istediğiniz alanda başarılı olan kişilere ulaşıp bu işi ne kadar zamanda yaptıklarını sormanız.

Size önerimiz kendinizi saatlerle, aylarla sınırlamamanız, öğrenme sürecinde önünüze bir duvar koymadan ilerlemeniz. Zaten eğer düzenli çalışırsanız kapasitenizin el verdiği en kısa sürede başarılı olabilirsiniz.

Bağlama Bakımı Nasıl Yapılır?

Bağlama Bakımı Nasıl Yapılmalıdır? Bağlama kursu İstanbul.

Her çalgı aleti gibi bağlamanın bakımına da özen gösterilmelidir. Bağlamanın tınısının bozulmaması, zamanla tellerinin aşınmaması ve bağlamanın yapıldığı ağacın özelliğinin kaybolmaması için özenli ve düzenli bakımı yapılmalıdır. Bağlamanın bulunduğu ortamın kesinlikle kuru olması gerekmektedir. Hava giriş çıkışlarının olduğu bölgeler yani kapı veya pencere önü gibi yerlere konulmamalıdır. Ayrıca rutubetli ve nemli ortamlara da koymamaya özen göstermeliyiz. Bağlamayı özel kılıfında ve sıcaklığın 10–18 derece olduğu yerlerde muhafaza etmelisiniz.

Bağlamanın telleri kolayca oksitlenebilir. Çünkü kişiler enstrümanı çalarken özellikle yeni başlayanların elleri terler, bu da enstrümanın tellerinin oksitlenmesine yol açar. Bunu önlemek için bağlama çalındıktan sonra kuru bir bulaşık bezi ya da normal bir bezle teller silinmelidir. Telleri silerken çok sert yapılmamasına dikkat edilmelidir. Çünkü eğer fazla bastırılırsa teller özelliğini kaybedebilir ve ses uyumu bozulur. Bunun için hafifçe temizlemek gerekir.

Bağlamanın telleri tel değişimi de düzenli olarak yapılmalıdır. Tellerin değişme süresi çalan kişinin ne sıklıkla çaldığına bağlıdır düzenli olarak çalan bir kişi enstrüman tellerini iki ayda bir değiştirmelidir. Telleri değiştirirken, bağlamanın gövdesinin ön yüzünü ıslak bir bezle veya ıslak mendille temizleyebilirsiniz. Silerken kullandığınız mendil alkolsüz olmalıdır ve sabun deterjan gibi temizlik ürünleri de kullanılmamalıdır.

Türk müziğinin vazgeçilmez enstrümanları arasında belki de en üst sırada yer alan bağlamanın önemi çok fazladır. Siz de bağlama çalmak istiyorsanız İstanbul’da en uygun ücretli bağlama kursu için bizi arayabilirsiniz. Ücretsiz tanışma ve deneme dersi alarak enstrümanı ve kursumuzu yakından inceleyebilirsiniz.

Aklınıza takılan diğer sorular ve kurs bilgileri için Di Ay Vay Sanat Merkezi – bağlama kursu İstanbul sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca Anadolu Yakası şubemize buradan ulaşabilirsiniz.

 

Cenk Ünnü ile Bateri Dersleri Başladı

Cenk Ünnü İle Bateri Dersleri

Di Ay Vay Sanat Merkezi, bateri derslerine Cenk Ünnü ile yeni bir soluk getiriyor. Türkiye’nin en iyi bateristlerinden, Cenk Ünnü ile bateri dersleri başladı. Cenk Ünnü ile İstanbul’da bateri kursu almak isterseniz DiAyVay Sanat Merkezine bekleriz. Cenk Ünnü ile bateri kursu İstanbul’da detaylı bilgi için hemen arayın. İletişim: 0 553 775 45 10

Cenk Ünnü Kimdir?

Cenk Ünnü 1967 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaokulu Aksaray Oruçgazi İlköğretim okulunda bitirdi.  Pertevniyal Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Antropoloji bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Hakan Utangaç ile birlikte 1986 yılında Pentagram grubunu kurdu. Pentagram’la beraber 6 albüm ve sayısız konser çalışmalarında bulundu.

Derslerimizden Görüntüler:

Di-Ay-Vay Sanat MerkeziBateri Kursu İstanbul

Gitar Öğrenmeyi Kolaylaştıran Kitap

Gitar Öğrenmenin En Hızlı Yolu: Süper Gitar Teknikleri

Gitar, popülerliğini her dönem zirvede tutmuş olan bir enstrümandır. Sanıyoruz ki bu yüzden insanların aklına gitar çalmanın çok kolay olduğu algısı yerleşti. Ancak diğer enstrümanlarda da olduğu gibi gitar için de özveri ve disiplin gerektiren bir öğrenim süreci gereklidir.

Gitar çalmayı öğrenmenin bir çok yolu var. Bir kursa gidip öğretmen eşliğinde öğrenmek gayet mümkün. Peki size evde kendi kendinize öğrenebileceğiniz bir yol var desek ne dersiniz?

Piyasada gitar çalmayı öğreten bir çok gitar metodu bulunuyor. Hepsi de sanırsınız birer YGS ya da LYS kitabı. Anlatımlarında hiç de yalın olmayan dil kullanıyorlar. Gitar öğretmekten çok insanı müzikten soğutuyorlar diyebiliriz.

Murat Erturgut‘un kaleme aldığı “Gitaristin El Kitabı; Süper Gitar Teknikleri” kitabı piyasadaki kitapların aksine oldukça sade bir dille kısa sürede kendi kendinize gitar öğrenmeyi vaat ediyor. Hepsinden güzeli bu kitaba internet ortamında tamamen ücretsiz olarak ulaşmak mümkün.

Gitar çalmak isteyen bir kişiyi sıfırdan alıp ileri seviyelere götüren bu gitar öğrenme kitabını ücretsiz olarak bilgisayarınıza ya da akıllı telefonlarınıza indirebilirsiniz. Böylece evde, okulda ya da istediğiniz yerde kendi kendinize gitar öğrenebilirsiniz.

Kitap içeriği:

Kitabın incelediğimizde oldukça kapsamlı ve gerekli bilgilerle dolu olduğunu görüyoruz. Sadece klasik gitar eğitimiyle kalmayıp, klasik gitar metodu, pop gitar metodu pdf, elektro gitar metodu pdf, solo gitar metodu pdf gibi bir çok konu başlığıyla farklı tarzlarda gitar çalmak isteyen öğrencilere de hitap etmektedir.

Bu harika gitar öğrenme programını indirmek için “Gitaristin El Kitabı; Süper Gitar Teknikleri” linkine tıklayarak açılan siteden kitabı indirebilirsiniz.

Çello Hakkında Temel Bilgiler

Çello Hakkında Genel Bilgiler

Diğer bir adı viyolonsel olan çello, görünüş ve ses olarak insanları çok etkileyen ve kendini dinlettiren bir enstrümandır. Buradaki yazımızda çellonun nasıl çalındığına dair temel bilgileri yani  çello nedir, nasıl çalınır, gibi temel konularda çello çalmak isteyen kişilere bilgi vereceğiz.

İnsan sesin çok yakın ses çıkaran enstrümanlardan biridir çello.

4 teli bulunan çellonun notaları fa anahtarı ile yazılır ve tellerinin notaları sırasıyla do, sol, re ve la dır.

Çello çalmayı öğrenmek oldukça zor ve zaman ister. Akustik olarak kullanılır ve bas sesli bir müzik aletidir.

Çellonun gövdesinde el yazısıyla “F” gibi görünen iki adet ses deliği bulunmaktadır.

Çellonun boyutları büyük olduğu için kişiler çalarken enstrümanla bütünleşir. Bu da çok güzel bir görüntünün oluşmasını sağlar.

Çello, çalınmaya başlamadan önce tutulması ve oturuş pozisyonu çok önemlidir. Dik bir pozisyonda ve rahat bir şekilde oturulması gerekir.

Çellonun alt kısmında çalan kişinin boyuna göre uzatılıp kısaltılabilen pick olarak adlandırılan ayaklıklar vardır.

Çello çalarken, parmakların dik olarak basılması gerekmektedir.

Oturma pozisyonunda sırtınızı sandalyeye dayamamalı ve çelloyu göğüs hizasına yaslamalısınız.

Çello çalmak için müzik kulağınızın çok iyi olması gerekmektedir. Çünkü bu enstrümanda perdeler yoktur. Çalan kişinin kulağı çok önemlidir. Bu sebeple doğru notada, doğru sese basması biraz zaman gerektirir. Parmakla çekerek veya yay yardımıyla da çelloyu çalabilirsiniz.

Çello öğrenmek için sadece teknik bilmek değil ayrıca çok sabırlı olmak gerekir. Çello bir parçadaki boşluklar baslı sesiyle doldurur ve büyülü sesiyle parçadaki duygunu insanlara daha yoğun bir şekilde geçmesini sağlar.

Çello Kursu İstanbul

Bu Dünyadan Bir Halit Akçatepe geçti…

Hababam Sınıfı bir kişi daha eksildi…

Sanat dünyası büyük bir değeri daha yitirdi. Yeşilçam’ın efsanevi oyuncularından biri olan Halit Akçatepe 79 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Halit Akçatepe Kimdir?

1 Ocak 1938’de Üsküdar’da doğmuştur.

1943 yılında, 5 yaşındayken ilk filmini çekmiştir. Zamanın film yönetmenlerinden biri, babasına “bize bir çocuk oyuncu lazım” dediğinde, babası tuluatçı Sıtkı Bey oğlu Halit’i oynatmıştır.

Saint Benoit Fransız Lisesi’nden mezun oldu. Askerlik görevini 1959’da Anıtkabir’de yaptı.

1963’te Yasak, Gün doğarken, Semaya Baktım Seni Gördüm filmlerini çekti.

1972’te Tatlı Dillim filmiyle şöhreti yakaladı.

1973 yılında rol aldığı “Canım Kardeşim” Türk sinemasının en iyi dram filmlerinden biri olarak kabul edilir.


1975’te “Hababam Sınıfı” filmindeki “Güdük Necmi” tiplemesiyle Türk sinemasına adını altın harflerle yazdırmıştır.

Yüzlerce filmde rol aldı, Türk sinemasının 73 yıllık emekçisiydi…

Seni hiç unutmayacağız büyük usta… Işıklar içinde uyu…


HALİT AKÇATEPE FİLMLERİ
Babam Sınıfta Kaldı (2013)
Krem (dizi) (2012)
Kral Çıplak (2012)
Leyla ile Mecnun (dizi) (2011)
Geniş Aile (2009)
Aile Reisi (2009)
7 Kocalı Hürmüz (2009)
Orada Neler Oluyor? (2009)
Vurgun (2008)
Genco (2007)
Yalan Dünya (2007)
Hakkını Helal Et (2007)
Sesler Yüzler Mekanlar (2007)
İki Aile (2006 – 2008)
Sevda Çiçeği (2006)
Hababam Sınıfı Üç Buçuk (2005)
İki Arada Aşk (2005)
Cumbadan Rumpaya (2005)
Beşinci Boyut (2005)
Müyim Olan Aşkımız (2005)
Hababam Sınıfı Askerde (2004)
Büyük Buluşma (2004)
Canım Annem (2004)
Avrupa Yakası (2004)
Yeşilçam Denizi (2003)
Şapkadan Babam Çıktı (2003)
Hababam Sınıfı Merhaba (2003)
Vaka-i Zaptiye (2002)
En Son Babalar Duyar (2002)
Çılgın Bediş (2001)
Siyah Cennet (2000)
Tersine Dünya (2000)
Konu Komşu (1999)
Eltiler (1997)
Hayvanlara Dokunduk (1997)
Hoşçakal İstanbul (1996)
Şaban İle Şirin (1995)
Çatı (1995)
Kaygısızlar (1994)
Hayri Beyin Son Aşkı (1993)
Oyun İçinde Oyun (1993)
Şaban Askerde (1993)
Yazlıkçılar (1993)
Anasının Kızı (1992)
Sürgün (1992)
İnsanlar Yaşadıkça (1989)
Bizimkiler (1989)
Kötü Kader (1987)
Büyük Koşu (1987)
Karımın Gölgesi (1987)
Keko Aptallar Çetesi (1986)
Keriz (1985)
Şaban Papucu Yarım (1985)
Şen Dul Şaban (1985)
Adile Teyze (1982)
Umut Dilencisi (1982)
Buyurun Cümbüşe (1982)
Talih Kuşu (1982)
Dört Geline Dört Damat (1981)
Renkli Dünyalar (1980)
Dokunmayın Şabanıma (1979)
Evlidir Ne Yapsa Yeridir (1978)
Şabanoğlu Şaban (1977)
Gülen Gözler (1977)
Bülbül Ailesi (1976)
Hababam Sınıfı Uyanıyor (1976)
Süt Kardeşler (1976)
Tantana Kardeşler (1976)
Şoför Mehmet (1976)
Lüküs Hayat (1976)
Bizim Aile (1975)
Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975)
Merhaba (1975)
Ah Nerede (1975)
Üç Ahbap Çavuşlar (1975)
Şaşkın (1974)
Hababam Sınıfı (1974)
Köyden İndim Şehire (1974)
Salak Milyoner (1974)
Evet mi Hayır mı? (1974)
Kanlı Deniz (1974)
Mavi Boncuk (1974)
Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (1974)
Canım Kardeşim (1973)
Tarkan: Güçlü Kahraman (1973)
Yalancı Yarim (1973)
Oh Olsun (1973)
Ömer Hayyam (1973)
Umut Dünyası (1973)
Sevilmek İstiyorum (1973)
İyi Döverim Kötü Severim (1972)
Tarkan: Altın Madalyon (1972)
Üç Sevgili (1972)
Sev Kardeşim (1972)
O Ağacın Altında (1972)
Tatlı Dillim (1972)
Feryat (1972)
Bir Varmış Bir Yokmuş (1971)
Üç Arkadaş (1971)
Beyoğlu Güzeli (1971)
Mahallenin Namusu (1953)
Köprüaltı Çocukları (1953)
Hayat Acıları (1951)
Güldağlı Cemile (1951)
İstiklal Madalyası (1948)
Bir Dağ Masalı (1947)
Karanlık Yollar (1947)
Senede Bir Gün (1946)
Günahsızlar (1944)
Nasreddin Hoca Düğün’de (1943)
Dertli Pınar (1943)
SENARYO YAZARI OLDUĞU FİLMLER
Şaban Pabucu Yarım – 1985
Gurbetçi Şaban – 1985
Lüküs Hayat – 1976

Yan Flütün Tarihçesi ve Yan Flüt Hakkında Kısa Bilgiler

Yan flütün tarihi çok eski zamanlara dayanır. M.Ö.900’lü yıllardan bu yana Çin’de kullanıldığı bilinmektedir. Avrupa 12.yy’dan bu yana bir flüt cinsi olan yan flüt kullanılmaktadır. Bu tarihlerden itibaren batı müziğinin bir parçası haline gelmiştir. İlk olarak sadece askeri amaçla kullanılan flüt, bandolar içinde yer alırdı. Sonraki yıllarda evrim geçiren bu çalgı yaklaşık 4 yüzyıl bu amaçla kullanmıştır. 16. ve 17. yüzyıllara gelindiğinde halkla buluşmuştur flüt. Bu zamanlardan itibaren yan flütle oda müziği yapılmaya başlanmıştır.

Yan flüt nefesli çalgılar grubuna girmektedir. İlk hali tek parçadan oluşmaktaydı ve 6 parmak deliği vardı. Bugünkü hali 3 bölümden oluşmaktadır ve bu bölümler baş, gövde ve kuyruk olarak adlandırılmaktadır. Yaklaşık 1600 yıllarında bugünkü halini almıştır. Bugünlerde hala sevilerek çalınan bir enstrümandır.

Zamanla daha fazla tuş eklenerek daha çok ses eklenmiştir. Böylelikle artık orkestra ve koro içinde de yer almıştır. Orkestranın vazgeçilmez enstrümanları arasındadır.

Yan flüt imalinde ilk zamanlarda abanoz ağacı kullanılırdı. Bugünlerde daha çok bakır, krom, nikel ve gümüş gibi paslanmaz madenlerden imal edilmektedir. En değerli flütler gümüş ve altından imal edilenlerdir.

Yan flütlerin iç çapı 1.9 cm, uzunluğu 67 cm’dir. Baş kısmı (ağızlık) hafif konik şeklindedir. Parmak deliklerine perde adı verilmektedir. Bu deliklerin birbirine olan mesafeleri ve çapı farklı ölçüdedir.

Bakır nefesli flütlerin ağaç olanlara göre dezavantajı vardır. Bakır nefesli flütte ses çıkarken yumuşaklığını ve tatlılığını kaybeder. Bu flütte daha çevir ve tok bir ses çıkar. Yan flüt alırken bu bilgiyi de göz önünde bulundurmalısınız.

Aklınıza takılan diğer sorular için yan flüt kursu İstanbul sayfamıza göz atabilirsiniz.

Di-Ay-Vay Sanat Merkezi – Yan flüt kursu İstanbul

Elektro Gitar Bakımı Nasıl Yapılır?

Elektro Gitara Nasıl Bakılır ?

Gitarlar zaman geçtikçe bazı özelliklerini kaybetmeye başlar fakat biz gitar bakımına önem verip özen göstererek gitarımıza bakarsak, gitar ömrünü uzatabiliriz.

Ellerimizi  temiz tutmamız gerekir

El temizliğine gitar çalmadan önce çok dikkat etmeliyiz. Ellerimizin kirli ve yağlı olmamasına tel bakımı için özen göstermeliyiz.

Telleri temizlemek

Gitar telleri üzerindeki pislikleri yağ tabakasını bezle narince temizlemelisiniz. Kullandığınız bezin tüy bırakmamasına dikkat edin.

Gitarı Saklamaya özen göstermek

Gitarımızı çaldıktan sonra kılıfına koymalıyız. Çünkü gitarımız dışarıda durduğu zaman havadaki tozlar ve kirler zamanla gitarın üstünde birikip metal donanımına veya vücudunda eskimeye yol açabilir.

Nem ve Gitar Terlemesi

Gitarımızı çok nemli ya da çok az nemli ortamlarda tutmamalıyız. Bu tür ortamlarda gitarımızın parçalarında çatlama, korozyona neden olabilir. Buna önlem olarak gitar çantanızda kurutmaya yarayan bir malzeme taşıyabilirsiniz.

Makine Yağı sürmek

Gitarımıza birkaç damla makine yağı faydalı olabilir. Bunun sebebi çelikten yapılma olduğu için pas, aşınma ve korozyonu önlemektir.

Bir teknisyene mekanizmayı göstermek

Elektro gitarın mekanizmasını 3 ile 5 ay arasında teknisyene gösterilmesi gerekir. Nede olsa elektrikle çalışıyor.

Çizilme ve görünüm

Gitar rengindeki solma ve çizikler sizin sayenizde olmasa bile açık ortam yüzünden olacaktır. Bu sorunları  çözebilirsiniz.

Elektro gitarın sap ayarı nasıl yapılır?

Çoğunlukla gitarların sap kısmı sapın yapıldığı ağaç ve sapı üzerine sabitlenen metal olmak üzere 2 parçadan oluşur ve içinde Tross Rod denilen ayarı değişebilen metal bir çubuk vardır. Bu çubuğun ayarı tel değişimleriyle birlikte yaniden ayarlanması gerekir. Bu Tross Rod un ayarının yapılması işlemine sap ayarı denir.

Bir gitar ideal sap ayarı ne konkav yani iç bükey  ne de konveks yani dış bükey olmaması gerekir. Sap ayarının düz veya çok hafif konkav olması gerekmektedir. Eğer sap ayarını kendiniz yapıyorsanız dikkatli ve ne yaptığınız biliyor olmalısınız yoksa  gitarınıza kalıcı bir hasar verebilirsiniz.

Gitarın sap ayarı Tross Rod somuna uygun alyen anahtarı takarak anahtarı çevirerek yapılır. Alyeni saat yönüne doğru çevirdiğimizde, Tross Rod u sıkıştırmış oluruz ve sapın dış bükey şekilde olmasını sağlarız bu sayede klavyeyi tellere yaklaştırmış oluruz. Alyeni saat yönünün tersine çevirdiğimizde ise Tross Rod gevşeyerek sapın iç bükey şeklini almasını sağlar ve klavyeyi tellerden uzaklaştırır. Bu çevirme işlemlerini yaparken dikkat edilmesi gerek bir nokta vardır. O da alyeni bir seferde 40-50 dereceden fazla çevirmemeniz gerektiğidir. Çünkü ahşap fazla esneyebilen bir eşya olmadığı için fazla çevirdiğimizde çatlama ihtimali olabilir.

Elektro gitarın entonasyon ayarı nasıl yapılır?

Entonasyon, gitarımızdaki her bir perdedeki notaların doğru sesi vermesidir. Entonasyon ayarı saddle’lar yardımı ile yapılır. Saddle’lar gitar köprüsünün üzerinde bulur. Bu saddle’lar ileri geri oynayarak telin uzunluğunu ayarlar. Böylece telin doğru notayı vermesini sağlar.Gitarın telleri kısalırken saddle gitarın sapına doğru yaklaşır. Saptan uzaklaşınca ise tellerin boyu uzar. Bu ayara entonasyon ayarı denir.

Entonasyon ayarı yapılan gitar ayarının en sonunda gelir. Gitarımızın bütün ayarlarını yaptıktan sonra entonasyon ayarını yapmalıyız. Diğer ayarları yapmadan entonasyon ayarının tam yapılması olası değildir.

 Entonasyon ayrının adımları şu şekildedir;

* Gitar tellerinin akortlarını önce teller boş iken yapın.

* Gitarımızın telinin 12. perdesine basıp tele vurun. Bu tel notasını tam doğru bir şekilde olup olmadığına bakın ve bunu tüm tellerde yapın. Doğru notayı verip vermediğini akort aletinizin + veya – ye kaymamasından anlayabiliriz.

* Eğer boş telimiz 12. perdemizden daha ince veya kalın bir ses çıkarırsa o telimizin entonasyon ayarını olmadığı anlamına gelir. Eğer daha ince bir ses veriyorsa saddle’ımızın saptan uzaklaşması gerekir. Tam tersi daha kalın bir ses veriyorsa saddle’ın sapa yaklaşması gerekir.

* Bundan sonra 1 ve 2. adımları tekrar etmek gerekebilir çünkü saddle hareket ettiği için tellerin uzunlukları değişecektir.

* Eğer boş telle 12. perde hala aynı notayı vermiyorsa 3. adıma geçin.

Di-Ay-Vay Sanat Merkezi Elektro Gitar Kursu İstanbul Avrupa Yakası

Fotoğrafta Kompozisyon Nedir?

Kompozisyon Nedir?

Dengeli ve düzenli bir bütün oluşturma işini farklı farklı parçaları birleştirmeyle yapılmasıdır. Göze güzel görünecek biçimde kara içinden konuları düzenlemek ve seçmekte fotoğrafta kompozisyondur.  Biz bu kompozisyona iş diyebiliriz. Bir insan güzel bir iş yaparsa o iş tutulur ve akılda kalır. Aynı şekilde  kompozisyonun iyi yapılması demek o fotoğrafın daha çok göze çarpıp akılda kalması demektir.

Fotoğrafta Kompozisyon:

Kısaca ele alırsak  kompozisyon, herhangi bir fotoğrafın insanlar tarafından yardım almaksızın anlaşılabilir ve akılda kalabilir şekilde olmasını sağlayan tekniklerdir.

Belirginlik:

Fotoğrafın taşıdığı mesajın en anlaşılabilir şekilde olmasının sağlanmasıdır. Eğer anlaşılabilir ve okunaklı fotoğraf çekmek istiyorsanız o fotoğrafın aşağıdaki özellikleri taşıyor olması gerekir.

Kritik An:

Bütün hareketlerin belirleneceği bir an vardır. Bu ana kritik an denir.Başlangıçta, ortada veya bitişte bu an olabilir.

Bakış Yönü:

Fotoğraf çekerken fotoğrafın konusunun  değişimini izleyebileceğimiz açıdan bakılması gerekir.

Bakış Yüksekliği:

Bir kişinin fotoğrafını çekerken o kişinin yapığı işi ve kişinin kendisini de kare alacak kadar yükseklikte olmasıdır. Örneğin, bir futbol maçında fotoğraf çekerken sahanın topun ve futbolcuların hepsinin bir karede olacak kadar yüksekten çekilmesi.

Bakış Uzaklığı:

Fotoğraf çekerken konunun o fotoğrafı tamamen doldurması gerekir. Bu detayı da fotoğraf çekilirken olan uzaklık belirler. Konun tam anlamıyla fotoğrafı doldurmasına dikkat edelim.

Sadelik:

Bir fotoğrafa bakılırken esas konunun rahatça anlaşılması gerekir. Bunun içinde fotoğraf çekerken olabildiğince sadeliğin sağlanması gerekir. Fotoğraftaki fazlalıkların çıkarılması fakat çıkarılan şeyler fotoğrafın anlamını bozmaması gerekir. Ayrıca seçeceğimiz fon da karmaşık olmamalıdır. Sağlıklı iletişim kurmanın en rahat yolu sadeliktir. İşte fotoğrafları da bir iletişim aracı olarak düşünebilirsiniz.

1/3 Kuralı veya Oranlar:

Bir fotoğraf karesinde altın nokta denilen bir nokta veya noktalar vardır. Bu noktalar fotoğraf karesinin fotoğraf çekilmeden önce yatay ve dikey olarak  üç parçaya bölünüp  çizgilerin birbirlerini kesmesiyle oluşan noktalardır.

Çizgiler:

Fotoğraflarda yönleri belirtmek için diyagonal çizgi dediğimiz çizgileri kullanırız. Bir fotoğrafa bakan kişinin fotoğrafın ilgi merkezine dikkatini vermesi için tekrarlayan çizgiler kullanılır. Fotoğrafta çeşitli çizgiler olabilir bu çizgilerin de çeşitli anlamları vardır.

Düz Çizgiler:

Aynı zamanda hareketsiz çizgilerdir.Hiçbir iniş çıkış, dalgalanma yaşamadan, durgunluk ve yerleşme etkisi veren göz düz çizgilere bakan gözdür. Yerleşme ve hareketsizlik duygusunu daha fazla kuvvetlendirmek için düz çizgiler yatay ve dikey olarak doksan derecelik açıyla kullanılır. Düz çizgiler yukarıya doğru olursa sevinç mutluluk belirtirken, aşağıya doğru olursa da bitkinlik, cansızlık hissi uyandırır.

Eğri Çizgiler:

Dinamiklik ve hareketlilik duygusu uyandırır. Bu duyguların da artması için çizgilerin eğriliklerinin artması gerekir. Bir göz fotoğrafta eğriliğin hakim olduğu bir noktaya bakarsa sevgi, kaynaşma yaşama duygularının etkisi sarar onu. Tıpkı dalgalı bir denizin verdiği yaşam, canlılık duyguları gibi.

Kırık Çizgiler:

Duygu olarak karmaşa ve boşalma duygularını uyandırır.

Denge:

Fotoğrafın kişiye güzel görünmesi için aydınlık veya karanlık ya da renk  dengeleri bakımından ayarlanmasıdır. Fotoğraf dengesi asimetrik ve simetrik olabilir.

Perspektif ve Derinlik:

Fotoğraftaki doğrusal perspektif çizgiler yani devamlı birbirine yaklaşan çizgiler ya da hacimsel perspektif cisimler yani devamlı küçülen cisimler o fotoğrafa üçüncü bir boyut katar. Fotoğraf içinde ön planda olan cisimlerin büyüklükleri abartılı şekilde olursa veya arka planın önünü kapatması o fotoğrafa derinlik verir. Odak mesafesi kısa objektifler fotoğraftaki nesneleri birbirinden uzaklaştırır. Bu sayede fotoğrafta derinliği pekiştirir. Odak mesafesi uzun olan objektifler ise fotoğraftaki nesneleri birbirlerine yakınlaştırır. Böylece fotoğrafın derinliğini azaltır. Diyafram açıklığı, fotoğrafın derinliğini etkileyen etkenlerden biridir. Alan derinliğini artması  ve fotoğraftaki net alanların daha fazla olması derinliği arttırır.Bunun için  kısık diyafram açıklığı olmalıdır. Açık diyafram açıklığında ise derinlik azalır çünkü alan derinliği azalır bunun için net alanlar da azalır.

Hareket:

Fotoğraflarda hareketi vurgulamak da önemlidir ve bunun için çeşitli yöntemler vardır. Bunların ilki fotoğraflardaki uzamış görüntüleri sağlayan düşük örtücü hızında çekilmiş fotoğraflardır. Fotoğraflara  hareketlilik duygusu vermek için yuvarlak hatlar, yüksek kontrast, tekrar eden konular kullanılır.

İlgi Merkezi:

Çekilen bir  fotoğrafa bakan kişinin fotoğraf içinde kaybolmadan kısa bir göz gezdirmeyle fotoğrafın ilgi merkezini bulmasını sağlamaktır. İlgi merkezi demek fotoğrafın çekilmesinde verilmek istenen mesajın saklandığı yerdir ve fotoğrafın her yerine koyulabileceği söylenir ama biz yinede 1/3 kuralını unutmayalım. Bina, heykel, gün doğumu fotoğraflarında ilgi merkezi ortada olursa iyi sonuç verebilir. İlgi merkezinin doğru orantılı olduğu  şey ise bakış yönüdür.

Tekrarlar:

Fotoğraftaki ritm duygunun artmasının sebeplerinden biri  birbirine benze nesnelerin arka arkaya gelmesidir. Bundan dolayı fotoğraftaki ritmi bozabilecek nesnelerin çıkarılması gerekir.

Boyutların Etkisi:

Fotoğrafta  dengeli ve sakin bir duygu yatay dikdörtgen boyutlarla verilir. Dik konumda olurlarsa da güç anlam ifade eder. Derli toplu konularda ise kare boyutlar kullanılır.

Di-Ay-Vay Sanat Merkezi Fotoğrafçılık Kursu İstanbul Avrupa Yakası.

 

Bağlama Türleri Nelerdir?

Bağlama Türleri Nelerdir?

Meydan Sazı:

Adını her yerde çalınabilmesinden almıştır. Bazı yerlerde 12 telli saz olarak da adlandırılır. 12 adet teli vardır. Bağlama ailesi arasındaki en büyük sazdır. Akordu La sesine göre yapılır.  Sapı 32 perdeden oluşur.

Divan Saz:

Meydan sazının bir küçüğüdür. Meydan sazının çok büyük olmasından dolayı yapılmıştır. Meydan sazına göre dört ses daha tiz akort edilen bu sazın 9 adet teli bulunmaktadır.

 Çöğür

Büyüklüğü divan sazına yakın olan bu sazın 6 ya da 9 teli vardır. Sapında 15 adet perde bulunur. Alttaki iki tel La ortadaki tellerden birisi La diğeri Re üst teller de Sol sesine göre akort edilir. Semai, Ayin ve Nefes gibi havalar Çöğür ile çalınır.

Di-Ay-Vay Sanat Merkezi Bağlama Kursu İstanbul Avrupa Yakası

Bağlama

Perde sayısı 17-24 adettir ve adını taşıyan ailenin temel sazıdır. Divan sazından beş ses meydan sazından ise bir oktav daha tizdir. Tellerinin sayısı 6 ya da 9 adettir. Akordu, alt tellerin akortları La sesine göre yapılır. Orta ve üst tellerin akortları düzen değişikliklerine göre değişir.

Bozuk:

Telleri üçerli gruplar halında takılır ve 9 tel bulunur. 15 ya da 18 perdeye sahiptir. Boyut olarak bağlamayla aynıdır. Telleri ortada iki sarı ve bir ince çelik, altta ve üstte birer kalın sarı ve ikişer çelik tel olarak sıralanır. Tellerin sarı olanı çelik tele göre bir oktav daha pest akort yapılır. Ege ve Güney yörelerinde genellikle bozuk olarak bilinir ve çalınır.

Aşık Sazı:

Halk ozanlarının ya da diğer bir bilinen ismi aşıkların çaldığı bağlamaya denilmektedir. Sapı normal bağlamaya göre daha kısadır ve 13-15 adet perdesi vardır. Dip perdesi Re değil Do ‘ dur. 6 ya da 9 telli olarak kullanılır.

Tanbura:

Boy olarak bağlamadan daha küçüktür. Bir oktav divan sazından tizdir. Divan sazının curası olarak da bilinen tanbura bağlamadan da dört ses daha tizdir. Akordu alt (Re) orta (Do) seslerine  göre yapılır.

Cura:

Bağlama ailesindeki en küçük saz olarak bilinen bu sazın 3-6 teli vardır ve sapında 7-16 perdesi bulunmaktadır. Akordu bağlama ve Bozuk düzenlerine göre yapılır. La sesine göre alt tel Re sesine göre üst tel akort edilir.

Bağlama Curası:

Akordu La sesine göre yapılan bu bağlama çeşidi, tanburadan 5 ses bağlamadan ise 1 oktav tizdir.

Tanbura Curası:

Akordu Re sesine göre yapılır. Dört ses bağlama curasından bir oktav Tanbura’dan tizdir.

Bulgarı:

İki yada dört telli olabilir.16 adet perdesi vardır.Güney bölgelerinde ve Kayseri’de yaygındır.

Bağlama Kursu Taksim, Şişli, Beşiktaş, Kadıköy, Sarıyer. Bağlama fiyatları