Piyano Nasıl Doğdu ? Pedal Nedir ?

Piyano ilk olarak 1700’lü yıllarda Floransa’da Bartolommeo Cristofori tarafından üretildi. Cristofori’nin en büyük etkisi, piyanonun temel sorunu olan, çekicin tellere vurması anında sesin çekicin etki etmesi ile sönümlenmemesi ve çekicin hemen tellerden ayrılarak notanın tekrar çalınması sorununa bir çözüm üretmesidir. 1732 yılında ölene dek 20 civarında piyano üretti.

Fransız Marius’un bu çalgıya katkısı, tokmaklı klavseni bulmak oldu. Saksonyalı Silbermann ise, Schröter’ in çekiç sistemini geliştirdi ve Bach’ın da değerli öğütlerinden yararlanarak, klavyenin tüm ses genişliğinde eşit bir ötüm elde etmeyi başardı. Augsburg’ da org yapımcısı Johann Andreas Stein (1728-1792) Alman veya Viyana usülü denen mekanizmalı piyanolar meydana getirdi. 1789’da Stein, ayrıntıları belirtmek için kullanılmakta olan dizliklerin yerine pedal koydu. Andreas ve torunu Johann Baptist Streicher (1796-1871), piyanonun yapısını (Beethoven’in arzusu üzerine) daha sağlamlaştırdı ve ikinci bir otum kapağı ekleyerek daha dolgun bir ses sağladı.

Piyanoya pedal eklenmesi beraberinde bir çok tartışma getirdi. Zira bir çok müzisyen, pedalı tembelleştiren bir materyal olarak görürken pek çok müzisyen de pedalların kullanımında bir sorun olmadığını akabinde bunun, sanatı daha yukarı çıkartan bir ekleme olduğunun söylemini veriyorlar. Bu konu da bir örnek vermek gerekirse müzik dünyasının iki büyük isminin şu sözlerini dinleyelim; Antoine Marmontel şöyle diyor :”Pedalları kullanmasına izin verilen öğrencilerin büyük bir kısmı onları usülleri saymak için kullanırlar veya ayaklarını pedalın üzerine basarlar ve bir daha çekmezler. Şüphesiz ki, her ikisi de kusur sayılan bu alışkanlıklara sahip olmamak gerekir.” Lavignac ise: “Pedal sanatı ayağın nasıl konulacağını değil, nasıl çekileceğini bilmektir” diyerek, gerekli öğüdü vermiştir. Görüldüğü üzere piyano da pedal kullanımı hakkında her müzisyenin farklı fikri vardır.